Onlardan birine bir ömür boyu iyilik etsen, sonra bir şey görse: "Senden hiç hayır görmedim" der.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5197, Kitap 67, Hadis 131
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında güneş tutuldu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namaz kıldı, insanlar da onunla birlikte (kıldılar). Bakara sûresi(ni okuyacak) kadar uzun bir kıyam yaptı. Sonra uzun bir rükû yaptı. Sonra (başını) kaldırıp uzun bir kıyam yaptı; bu, ilk kıyamdan daha kısaydı. Sonra uzun bir rükû yaptı; bu, ilk rükûdan daha kısaydı. Sonra secde etti. Sonra kalkıp uzun bir kıyam yaptı; bu, ilk kıyamdan daha kısaydı. Sonra uzun bir rükû yaptı; bu, ilk rükûdan daha kısaydı. Sonra (başını) kaldırıp uzun bir kıyam yaptı; bu, ilk kıyamdan daha kısaydı. Sonra uzun bir rükû yaptı; bu, ilk rükûdan daha kısaydı. Sonra (başını) kaldırdı, sonra secde etti, sonra namazı bitirdi. Güneş de açılmıştı. Şöyle buyurdu: “Güneş ve ay, Allah'ın âyetlerinden iki âyettir; hiç kimsenin ölümü ya da hayatı sebebiyle tutulmazlar. Bunu gördüğünüzde Allah'ı zikredin.” (Ashab): “Ey Allah'ın Resûlü! Seni şu durduğun yerde bir şey almaya uzanırken gördük, sonra seni geri çekilirken gördük” dediler. Şöyle buyurdu: “Ben cenneti gördüm -ya da bana cennet gösterildi-, ondan bir salkım almaya uzandım. Onu alsaydım, dünya durdukça ondan yerdiniz. Cehennemi de gördüm; bugünkü gibi bir manzarayı asla görmedim. Halkının çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.” “Niçin ey Allah'ın Resûlü?” dediler. “Küfürleri sebebiyle” buyurdu. “Allah'ı mı inkâr ediyorlar?” denildi. Şöyle buyurdu: “Kocalarına nankörlük ederler, iyiliğe nankörlük ederler. Onlardan birine bir ömür boyu iyilik etsen, sonra senden (hoşuna gitmeyen) bir şey görse: ‘Senden hiç hayır görmedim' der.”

Sahîh-i Buhârî 5197, Kitap 67, Hadis 131

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ قَالَ خَسَفَتِ الشَّمْسُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ مَعَهُ، فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً نَحْوًا مِنْ سُورَةِ الْبَقَرَةِ، ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً، ثُمَّ رَفَعَ فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً وَهْوَ دُونَ الْقِيَامِ الأَوَّلِ، ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً وَهْوَ دُونَ الرُّكُوعِ الأَوَّلِ، ثُمَّ سَجَدَ، ثُمَّ قَامَ فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً وَهْوَ دُونَ الْقِيَامِ الأَوَّلِ، ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً وَهْوَ دُونَ الرُّكُوعِ الأَوَّلِ، ثُمَّ رَفَعَ فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً وَهْوَ دُونَ الْقِيَامِ الأَوَّلِ، ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً وَهْوَ دُونَ الرُّكُوعِ الأَوَّلِ، ثُمَّ رَفَعَ ثُمَّ سَجَدَ، ثُمَّ انْصَرَفَ، وَقَدْ تَجَلَّتِ الشَّمْسُ، فَقَالَ " إِنَّ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ آيَتَانِ مِنْ آيَاتِ اللَّهِ لاَ يَخْسِفَانِ لِمَوْتِ أَحَدٍ وَلاَ لِحَيَاتِهِ، فَإِذَا رَأَيْتُمْ ذَلِكَ فَاذْكُرُوا اللَّهَ ". قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ رَأَيْنَاكَ تَنَاوَلْتَ شَيْئًا فِي مَقَامِكَ هَذَا، ثُمَّ رَأَيْنَاكَ تَكَعْكَعْتَ. فَقَالَ " إِنِّي رَأَيْتُ الْجَنَّةَ ـ أَوْ أُرِيتُ الْجَنَّةَ ـ فَتَنَاوَلْتُ مِنْهَا عُنْقُودًا وَلَوْ أَخَذْتُهُ لأَكَلْتُمْ مِنْهُ مَا بَقِيَتِ الدُّنْيَا، وَرَأَيْتُ النَّارَ فَلَمْ أَرَ كَالْيَوْمِ مَنْظَرًا قَطُّ وَرَأَيْتُ أَكْثَرَ أَهْلِهَا النِّسَاءَ ". قَالُوا لِمَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " بِكُفْرِهِنَّ ". قِيلَ يَكْفُرْنَ بِاللَّهِ قَالَ " يَكْفُرْنَ الْعَشِيرَ، وَيَكْفُرْنَ الإِحْسَانَ، وَلَوْ أَحْسَنْتَ إِلَى إِحْدَاهُنَّ الدَّهْرَ، ثُمَّ رَأَتْ مِنْكَ شَيْئًا قَالَتْ مَا رَأَيْتُ مِنْكَ خَيْرًا قَطُّ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5197 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü