Peygamber bir koyunun ciğerlerinden yüz otuz kişinin her birine bir parça ayırdı.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5382, Kitap 70, Hadis 10
Türkçe meal

Abdurrahman b. Ebû Bekir (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte yüz otuz kişiydik. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Herhangi birinizin yanında yiyecek var mı?” buyurdu. Bir de baktık ki bir adamın yanında bir sâ' ya da o kadar yiyecek var. (O) hamur yapıldı. Sonra saçı başı dağınık, uzun boylu, müşrik bir adam sürdüğü koyunlarla geldi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Satış mı, yoksa bağış mı?” -ya da: “hibe mi?” dedi- buyurdu. Adam: “Hayır, satış” dedi. (Peygamber) ondan bir koyun satın aldı; koyun hazırlandı. Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) karın içindekilerin (ciğerlerin) kızartılmasını emretti. Allah'a yemin olsun ki o yüz otuz kişiden her birine, onun karın içindekilerinden bir parça kesti; orada bulunana onu verdi, orada olmayana da sakladı. Sonra (eti) iki büyük kaba koydu; hepimiz yedik ve doyduk. İki kapta artan da oldu; onu deveye yükledim. -Ya da (râvi) bunun gibi söyledi.

Sahîh-i Buhârî 5382, Kitap 70, Hadis 10

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُوسَى، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ وَحَدَّثَ أَبُو عُثْمَانَ، أَيْضًا عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثَلاَثِينَ وَمِائَةً، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " هَلْ مَعَ أَحَدٍ مِنْكُمْ طَعَامٌ ". فَإِذَا مَعَ رَجُلٍ صَاعٌ مِنْ طَعَامٍ أَوْ نَحْوُهُ، فَعُجِنَ، ثُمَّ جَاءَ رَجُلٌ مُشْرِكٌ مُشْعَانٌّ طَوِيلٌ بِغَنَمٍ يَسُوقُهَا فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَبَيْعٌ أَمْ عَطِيَّةٌ أَوْ ـ قَالَ ـ هِبَةٌ ". قَالَ لاَ بَلْ بَيْعٌ. قَالَ فَاشْتَرَى مِنْهُ شَاةً فَصُنِعَتْ، فَأَمَرَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِسَوَادِ الْبَطْنِ يُشْوَى، وَايْمُ اللَّهِ مَا مِنَ الثَّلاَثِينَ وَمِائَةٍ إِلاَّ قَدْ حَزَّ لَهُ حُزَّةً مِنْ سَوَادِ بَطْنِهَا، إِنْ كَانَ شَاهِدًا أَعْطَاهَا إِيَّاهُ، وَإِنْ كَانَ غَائِبًا خَبَأَهَا لَهُ، ثُمَّ جَعَلَ فِيهَا قَصْعَتَيْنِ فَأَكَلْنَا أَجْمَعُونَ وَشَبِعْنَا، وَفَضَلَ فِي الْقَصْعَتَيْنِ، فَحَمَلْتُهُ عَلَى الْبَعِيرِ. أَوْ كَمَا قَالَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5382 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü