Hayır, fakat o benim kavmimin topraklarında yoktu; bu yüzden ondan tiksiniyorum.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5391, Kitap 70, Hadis 19
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ), Hâlid b. Velîd'den (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Kendisine “Allah'ın kılıcı” denilen Hâlid b. Velîd, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Meymûne'nin -o, Hâlid'in ve İbn Abbâs'ın teyzesiydi- yanına girdi. Onun yanında, kız kardeşi Hufeyde bint Hâris'in Necid'den getirdiği, taşta kızartılmış bir keler buldu. (Meymûne) keleri Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sundu. (Resûlullah) bir yemek kendisine anlatılıp adı söylenmedikçe ona pek elini uzatmazdı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) elini kelere uzattı. Orada bulunan kadınlardan biri: “Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) ona ne sunduğunuzu haber verin! O, keler, ey Allah'ın Resûlü!” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) elini kelerden çekti. Hâlid b. Velîd: “Keler haram mı, ey Allah'ın Resûlü?” dedi. (Resûlullah): “Hayır, fakat o benim kavmimin topraklarında yoktu; bu yüzden ondan tiksiniyorum” buyurdu. Hâlid dedi ki: Bunun üzerine onu (kendime) çekip yedim; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da bana bakıyordu.

Sahîh-i Buhârî 5391, Kitap 70, Hadis 19

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ أَبُو الْحَسَنِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو أُمَامَةَ بْنُ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ الأَنْصَارِيُّ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ خَالِدَ بْنَ الْوَلِيدِ الَّذِي يُقَالُ لَهُ سَيْفُ اللَّهِ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، دَخَلَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مَيْمُونَةَ ـ وَهْىَ خَالَتُهُ وَخَالَةُ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ فَوَجَدَ عِنْدَهَا ضَبًّا مَحْنُوذًا، قَدِمَتْ بِهِ أُخْتُهَا حُفَيْدَةُ بِنْتُ الْحَارِثِ مِنْ نَجْدٍ، فَقَدَّمَتِ الضَّبَّ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَ قَلَّمَا يُقَدِّمُ يَدَهُ لِطَعَامٍ حَتَّى يُحَدَّثَ بِهِ وَيُسَمَّى لَهُ، فَأَهْوَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ إِلَى الضَّبِّ، فَقَالَتِ امْرَأَةٌ مِنَ النِّسْوَةِ الْحُضُورِ أَخْبِرْنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا قَدَّمْتُنَّ لَهُ، هُوَ الضَّبُّ يَا رَسُولَ اللَّهِ. فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ عَنِ الضَّبِّ، فَقَالَ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ أَحَرَامٌ الضَّبُّ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " لاَ وَلَكِنْ لَمْ يَكُنْ بِأَرْضِ قَوْمِي فَأَجِدُنِي أَعَافُهُ ". قَالَ خَالِدٌ فَاجْتَرَرْتُهُ فَأَكَلْتُهُ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْظُرُ إِلَىَّ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5391 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü