Sâlim b. Abdullah, babası (Abdullah b. Ömer'den) (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “Sizden önce gelip geçmiş ümmetlere göre sizin kalış süreniz, ikindi namazından güneşin batışına kadar olan süre gibidir. Tevrat ehline Tevrat verildi; gün ortası oluncaya kadar çalıştılar, sonra âciz kaldılar; onlara birer kîrat verildi. Sonra İncil ehline İncil verildi; ikindi namazına kadar çalıştılar, sonra âciz kaldılar; onlara da birer kîrat verildi. Sonra bize Kur'an verildi; güneş batıncaya kadar çalıştık; bize ikişer kîrat verildi. İki kitap ehli: ‘Rabbimiz! Bunlara ikişer kîrat verdin, bize birer kîrat verdin; hâlbuki biz daha çok çalıştık’ dediler. Aziz ve celil olan Allah: ‘Ücretinizden size bir haksızlık ettim mi?’ buyurdu. ‘Hayır’ dediler. ‘İşte bu benim lütfumdur; onu dilediğime veririm’ buyurdu.”
Sahîh-i Buhârî 557, Kitap 9, Hadis 34