Kendini hibe eden kadın için talip olana: "Git, demirden bir yüzük de olsa ara" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5871, Kitap 77, Hadis 88
Türkçe meal

Sehl (b. Sa'd) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir kadın Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Kendimi (sana) hibe etmeye geldim” dedi. Uzun süre ayakta durdu; (Peygamber) ona bakıp gözünü indirdi. (Kadının) durması uzayınca bir adam: “Eğer senin ona ihtiyacın yoksa onu benimle evlendir” dedi. “Ona mehir olarak verecek bir şeyin var mı?” buyurdu. “Hayır” dedi. “Bak (bir şey ara)” buyurdu. Gitti, sonra döndü ve: “Vallahi bir şey bulamadım” dedi. “Git, demirden bir yüzük de olsa ara” buyurdu. Gitti, sonra döndü: “Hayır vallahi, demirden bir yüzük de yok” dedi. Üzerinde bir izar vardı, ridâsı yoktu. “Ona izarımı mehir olarak vereyim” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İzarın mı? Onu o giyerse senin üzerinde ondan bir şey kalmaz; sen giyersen onun üzerinde ondan bir şey olmaz.” Adam bir kenara çekilip oturdu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onu dönüp giderken gördü; emretti, çağrıldı. “Kur'an'dan seninle ne var?” buyurdu. “Şu şu sûreler” dedi; sûreleri saydı. “Seninle olan Kur'an karşılığında onu sana nikâhladım” buyurdu.

Sahîh-i Buhârî 5871, Kitap 77, Hadis 88

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ سَهْلاً، يَقُولُ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ جِئْتُ أَهَبُ نَفْسِي. فَقَامَتْ طَوِيلاً فَنَظَرَ وَصَوَّبَ، فَلَمَّا طَالَ مُقَامُهَا فَقَالَ رَجُلٌ زَوِّجْنِيهَا، إِنْ لَمْ تَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ. قَالَ " عِنْدَكَ شَىْءٌ تُصْدِقُهَا ". قَالَ لاَ. قَالَ " انْظُرْ ". فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ فَقَالَ وَاللَّهِ إِنْ وَجَدْتُ شَيْئًا. قَالَ " اذْهَبْ فَالْتَمِسْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ ". فَذَهَبَ ثُمَّ رَجَعَ قَالَ لاَ وَاللَّهِ وَلاَ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ. وَعَلَيْهِ إِزَارٌ مَا عَلَيْهِ رِدَاءٌ. فَقَالَ أُصْدِقُهَا إِزَارِي فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِزَارُكَ إِنْ لَبِسَتْهُ لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ مِنْهُ شَىْءٌ، وَإِنْ لَبِسْتَهُ لَمَ يَكُنْ عَلَيْهَا مِنْهُ شَىْءٌ ". فَتَنَحَّى الرَّجُلُ فَجَلَسَ فَرَآهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مُوَلِّيًا فَأَمَرَ بِهِ فَدُعِيَ فَقَالَ " مَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ". قَالَ سُورَةُ كَذَا وَكَذَا لِسُوَرٍ عَدَّدَهَا. قَالَ " قَدْ مَلَّكْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5871 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü