Zeyneb'in düğün yemeğinden sonra oturmayı uzatanlar nihayet çıkınca hicâb âyeti indi ve aramıza perde çekildi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6238, Kitap 79, Hadis 12
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye geldiğinde (Enes) on yaşındaydı. (Enes dedi ki:) Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatının (son) on yılında hizmet ettim. Hicâb (âyeti) indirildiğinde onun durumunu insanların en iyi bileni bendim; Übey b. Ka'b da bana onu sorardı. (Hicâb hakkında) ilk inen, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) Zeyneb bint Cahş ile gerdeğe girdiği sıradaydı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onunla yeni evli olarak sabahladı ve insanları (yemeğe) davet etti. Yemekten yiyip çıktılar; ama onlardan bir grup Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında kaldı ve oturmayı uzattılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kalkıp çıktı; onlar da çıksınlar diye ben de onunla birlikte çıktım. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yürüdü, ben de onunla yürüdüm; nihayet Âişe'nin odasının eşiğine geldi. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onların çıktıklarını zannederek döndü, ben de onunla döndüm. Zeyneb'in yanına girdi; bir de baktı ki onlar dağılmamış, oturuyorlar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yine döndü, ben de onunla döndüm; nihayet Âişe'nin odasının eşiğine ulaştı. Çıktıklarını zannederek döndü, ben de onunla döndüm; bir de baktık ki çıkmışlar. Bunun üzerine hicâb âyeti indirildi ve (Peygamber) benimle kendisi arasına bir perde çekti.

Sahîh-i Buhârî 6238, Kitap 79, Hadis 12

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّهُ كَانَ ابْنَ عَشْرِ سِنِينَ مَقْدَمَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، فَخَدَمْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَشْرًا حَيَاتَهُ، وَكُنْتُ أَعْلَمَ النَّاسِ بِشَأْنِ الْحِجَابِ حِينَ أُنْزِلَ، وَقَدْ كَانَ أُبَىُّ بْنُ كَعْبٍ يَسْأَلُنِي عَنْهُ، وَكَانَ أَوَّلَ مَا نَزَلَ فِي مُبْتَنَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِزَيْنَبَ ابْنَةِ جَحْشٍ، أَصْبَحَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِهَا عَرُوسًا فَدَعَا الْقَوْمَ، فَأَصَابُوا مِنَ الطَّعَامِ ثُمَّ خَرَجُوا، وَبَقِيَ مِنْهُمْ رَهْطٌ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَطَالُوا الْمُكْثَ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَخَرَجَ وَخَرَجْتُ مَعَهُ كَىْ يَخْرُجُوا، فَمَشَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَشَيْتُ مَعَهُ حَتَّى جَاءَ عَتَبَةَ حُجْرَةِ عَائِشَةَ، ثُمَّ ظَنَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ خَرَجُوا فَرَجَعَ وَرَجَعْتُ مَعَهُ، حَتَّى دَخَلَ عَلَى زَيْنَبَ فَإِذَا هُمْ جُلُوسٌ لَمْ يَتَفَرَّقُوا، فَرَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرَجَعْتُ مَعَهُ، حَتَّى بَلَغَ عَتَبَةَ حُجْرَةِ عَائِشَةَ، فَظَنَّ أَنْ قَدْ خَرَجُوا، فَرَجَعَ وَرَجَعْتُ مَعَهُ، فَإِذَا هُمْ قَدْ خَرَجُوا، فَأُنْزِلَ آيَةُ الْحِجَابِ، فَضَرَبَ بَيْنِي وَبَيْنَهُ سِتْرًا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6238 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü