Selâm veren adama: "Ve aleykesselâm. Dön, namazını kıl; çünkü sen namaz kılmadın" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6251, Kitap 79, Hadis 25
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir adam mescide girdi; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de mescidin bir köşesinde oturuyordu. (Adam) namaz kıldı, sonra gelip ona selâm verdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Ve aleykesselâm. Dön, namazını kıl; çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Adam dönüp namaz kıldı, sonra gelip selâm verdi. (Peygamber): “Ve aleykesselâm. Dön, namazını kıl; çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. (Adam) ikincisinde ya da ondan sonrakinde: “Ey Allah'ın Resûlü! Bana öğret” dedi. Şöyle buyurdu: “Namaza kalktığında abdesti tam al, sonra kıbleye yönel ve tekbir al. Sonra Kur'an'dan kolayına geleni oku. Sonra rükûda tam olarak duruncaya kadar rükû et. Sonra dimdik ayakta duruncaya kadar (başını) kaldır. Sonra secdede tam olarak duruncaya kadar secde et. Sonra oturuşta tam olarak duruncaya kadar (başını) kaldır. Sonra secdede tam olarak duruncaya kadar secde et. Sonra oturuşta tam olarak duruncaya kadar (başını) kaldır. Sonra bunu namazının tamamında yap.”

Ebû Üsâme sonuncusunda “dimdik ayakta duruncaya kadar” dedi.

Sahîh-i Buhârî 6251, Kitap 79, Hadis 25

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه أَنَّ رَجُلاً، دَخَلَ الْمَسْجِدَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسٌ فِي نَاحِيَةِ الْمَسْجِدِ فَصَلَّى، ثُمَّ جَاءَ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَعَلَيْكَ السَّلاَمُ ارْجِعْ فَصَلِّ فَإِنَّكَ لَمْ تُصَلِّ ". فَرَجَعَ فَصَلَّى، ثُمَّ جَاءَ فَسَلَّمَ. فَقَالَ " وَعَلَيْكَ السَّلاَمُ فَارْجِعْ فَصَلِّ، فَإِنَّكَ لَمْ تُصَلِّ ". فَقَالَ فِي الثَّانِيَةِ أَوْ فِي الَّتِي بَعْدَهَا عَلِّمْنِي يَا رَسُولَ اللَّهِ. فَقَالَ " إِذَا قُمْتَ إِلَى الصَّلاَةِ فَأَسْبِغِ الْوُضُوءَ، ثُمَّ اسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ فَكَبِّرْ، ثُمَّ اقْرَأْ بِمَا تَيَسَّرَ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ، ثُمَّ ارْكَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ رَاكِعًا، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَسْتَوِيَ قَائِمًا، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا، ثُمَّ اسْجُدْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ سَاجِدًا، ثُمَّ ارْفَعْ حَتَّى تَطْمَئِنَّ جَالِسًا، ثُمَّ افْعَلْ ذَلِكَ فِي صَلاَتِكَ كُلِّهَا " . وَقَالَ أَبُو أُسَامَةَ فِي الأَخِيرِ " حَتَّى تَسْتَوِيَ قَائِمًا ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6251 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü