Getirdiğin şeye iman ettim: Dımâm b. Sa'lebe'nin Peygamber'e soruları.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 63, Kitap 3, Hadis 5
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Biz mescitte Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte otururken bir adam devesi üzerinde girdi, deveyi mescitte çöktürdü, sonra ayağını bağladı. Sonra onlara: “Hanginiz Muhammed?” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de aralarında yaslanmış oturuyordu. “Şu yaslanmış oturan beyaz adam” dedik. Adam ona: “Ey Abdülmuttalib'in oğlu!” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Seni dinliyorum” buyurdu. Adam Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sana bazı şeyler soracağım ve sorarken sert davranacağım; bana gücenme” dedi. “Aklına geleni sor” buyurdu. Adam: “Senin Rabbin ve senden öncekilerin Rabbi adına soruyorum: Seni bütün insanlara Allah mı gönderdi?” dedi. “Allah biliyor ki evet” buyurdu. “Allah adına sana yemin vererek soruyorum: Gece ve gündüzde beş vakit namaz kılmamızı sana Allah mı emretti?” dedi. “Allah biliyor ki evet” buyurdu. “Allah adına sana yemin vererek soruyorum: Yılın şu ayında oruç tutmamızı sana Allah mı emretti?” dedi. “Allah biliyor ki evet” buyurdu. “Allah adına sana yemin vererek soruyorum: Bu sadakayı zenginlerimizden alıp fakirlerimize dağıtmanı sana Allah mı emretti?” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah biliyor ki evet” buyurdu. Bunun üzerine adam şöyle dedi: “Getirdiğin şeye iman ettim. Ben, geride bıraktığım kavmimin elçisiyim. Ben, Sa'd b. Bekr oğullarından Dımâm b. Sa'lebe'yim.”

Bunu Mûsâ ve Ali b. Abdülhamîd de Süleyman'dan, o Sâbit'ten, o Enes'ten, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bu şekilde rivayet ettiler.

Sahîh-i Buhârî 63, Kitap 3, Hadis 5

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ سَعِيدٍ ـ هُوَ الْمَقْبُرِيُّ ـ عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ بَيْنَمَا نَحْنُ جُلُوسٌ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَسْجِدِ، دَخَلَ رَجُلٌ عَلَى جَمَلٍ فَأَنَاخَهُ فِي الْمَسْجِدِ، ثُمَّ عَقَلَهُ، ثُمَّ قَالَ لَهُمْ أَيُّكُمْ مُحَمَّدٌ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مُتَّكِئٌ بَيْنَ ظَهْرَانَيْهِمْ. فَقُلْنَا هَذَا الرَّجُلُ الأَبْيَضُ الْمُتَّكِئُ. فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ ابْنَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " قَدْ أَجَبْتُكَ ". فَقَالَ الرَّجُلُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِنِّي سَائِلُكَ فَمُشَدِّدٌ عَلَيْكَ فِي الْمَسْأَلَةِ فَلاَ تَجِدْ عَلَىَّ فِي نَفْسِكَ. فَقَالَ " سَلْ عَمَّا بَدَا لَكَ ". فَقَالَ أَسْأَلُكَ بِرَبِّكَ وَرَبِّ مَنْ قَبْلَكَ، آللَّهُ أَرْسَلَكَ إِلَى النَّاسِ كُلِّهِمْ فَقَالَ " اللَّهُمَّ نَعَمْ ". قَالَ أَنْشُدُكَ بِاللَّهِ، آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ نُصَلِّيَ الصَّلَوَاتِ الْخَمْسَ فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ قَالَ " اللَّهُمَّ نَعَمْ ". قَالَ أَنْشُدُكَ بِاللَّهِ، آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ نَصُومَ هَذَا الشَّهْرَ مِنَ السَّنَةِ قَالَ " اللَّهُمَّ نَعَمْ ". قَالَ أَنْشُدُكَ بِاللَّهِ، آللَّهُ أَمَرَكَ أَنْ تَأْخُذَ هَذِهِ الصَّدَقَةَ مِنْ أَغْنِيَائِنَا فَتَقْسِمَهَا عَلَى فُقَرَائِنَا فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ نَعَمْ ". فَقَالَ الرَّجُلُ آمَنْتُ بِمَا جِئْتَ بِهِ، وَأَنَا رَسُولُ مَنْ وَرَائِي مِنْ قَوْمِي، وَأَنَا ضِمَامُ بْنُ ثَعْلَبَةَ أَخُو بَنِي سَعْدِ بْنِ بَكْرٍ. رَوَاهُ مُوسَى وَعَلِيُّ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ عَنْ سُلَيْمَانَ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 63 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü