Resûlullah'a her konakladığında hizmet ederdim; sıkça "Allah'ım! Kaygıdan ve hüzünden sana sığınırım" derdi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6363, Kitap 80, Hadis 60
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ebû Talha'ya: “Bana hizmet edecek, sizin delikanlılarınızdan bir delikanlı bul” buyurdu. Ebû Talha beni terkisine alarak (yola) çıktı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) her konakladığında ona hizmet ederdim. Onun sıkça şöyle dediğini işitirdim: “Allah'ım! Kaygıdan ve hüzünden, acizlikten ve tembellikten, cimrilikten ve korkaklıktan, borcun ağırlığından ve insanların baskısından sana sığınırım.” Hayber'den dönünceye kadar ona hizmet etmeye devam ettim. (Peygamber) kendisine ayırdığı Huyey kızı Safiyye ile birlikte geldi. Onun, arkasında bir abâ ya da kisâ ile (devenin üzerinde) ona yer hazırladığını, sonra onu terkisine aldığını görüyordum. Sahbâ'ya vardığımızda deri bir sofra üzerinde hays yaptı, sonra beni gönderdi; ben de adamları davet ettim, yediler. Bu, onun Safiyye ile zifafı (velîmesi) idi. Sonra (yola) devam etti; nihayet Uhud ona göründü. “Bu, bizi seven, bizim de onu sevdiğimiz küçük bir dağdır” buyurdu. Medine'ye yaklaşınca şöyle dedi: “Allah'ım! İbrâhîm'in Mekke'yi haram kıldığı gibi ben de onun iki dağı arasını haram kılıyorum. Allah'ım! Onlara müdlerinde ve sâlarında bereket ver.”

Sahîh-i Buhârî 6363, Kitap 80, Hadis 60

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِي عَمْرٍو، مَوْلَى الْمُطَّلِبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَنْطَبٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَبِي طَلْحَةَ " الْتَمِسْ لَنَا غُلاَمًا مِنْ غِلْمَانِكُمْ يَخْدُمُنِي ". فَخَرَجَ بِي أَبُو طَلْحَةَ يُرْدِفُنِي وَرَاءَهُ، فَكُنْتُ أَخْدُمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كُلَّمَا نَزَلَ، فَكُنْتُ أَسْمَعُهُ يُكْثِرُ أَنْ يَقُولَ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَالْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَالْبُخْلِ وَالْجُبْنِ، وَضَلَعِ الدَّيْنِ، وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ ". فَلَمْ أَزَلْ أَخْدُمُهُ حَتَّى أَقْبَلْنَا مِنْ خَيْبَرَ، وَأَقْبَلَ بِصَفِيَّةَ بِنْتِ حُيَىٍّ قَدْ حَازَهَا، فَكُنْتُ أَرَاهُ يُحَوِّي وَرَاءَهُ بِعَبَاءَةٍ أَوْ كِسَاءٍ ثُمَّ يُرْدِفُهَا وَرَاءَهُ حَتَّى إِذَا كُنَّا بِالصَّهْبَاءِ صَنَعَ حَيْسًا فِي نِطَعٍ، ثُمَّ أَرْسَلَنِي فَدَعَوْتُ رِجَالاً فَأَكَلُوا، وَكَانَ ذَلِكَ بِنَاءَهُ بِهَا، ثُمَّ أَقْبَلَ حَتَّى بَدَا لَهُ أُحُدٌ قَالَ " هَذَا جُبَيْلٌ يُحِبُّنَا وَنُحِبُّهُ ". فَلَمَّا أَشْرَفَ عَلَى الْمَدِينَةِ قَالَ " اللَّهُمَّ إِنِّي أُحَرِّمُ مَا بَيْنَ جَبَلَيْهَا مِثْلَ مَا حَرَّمَ بِهِ إِبْرَاهِيمُ مَكَّةَ، اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ فِي مُدِّهِمْ وَصَاعِهِمْ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6363 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü