Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Ümmü Hârise, Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi. Hârise, Bedir günü nereden geldiği bilinmeyen bir okla vurularak ölmüştü. (Ümmü Hârise) şöyle dedi: “Ey Allah'ın Resûlü! Hârise'nin kalbimdeki yerini bilirsin. Eğer cennetteyse ona ağlamam; değilse ne yapacağımı göreceksin.” (Peygamber) ona şöyle buyurdu: “Aklını mı yitirdin? Cennet bir tane mi ki? O(nlar) pek çok cennettir; o da Firdevs-i a'lâdadır.”
(Peygamber) şöyle buyurdu: “Allah yolunda bir sabah ya da bir akşam yürüyüşü dünyadan ve içindekilerden hayırlıdır. Cennette sizden birinizin yayı kadar ya da bir ayak basacak kadar yer dünyadan ve içindekilerden hayırlıdır. Cennet ehlinin kadınlarından bir kadın yeryüzüne baksaydı, ikisinin arasını aydınlatır ve ikisinin arasını güzel kokuyla doldururdu. Onun nasîfi -yani başörtüsü- dünyadan ve içindekilerden hayırlıdır.”
Sahîh-i Buhârî 6567, 6568, Kitap 81, Hadis 156