Allah kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6655, Kitap 83, Hadis 34
Türkçe meal

Üsâme (b. Zeyd) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bir kızı ona haber gönderdi —o sırada Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında Üsâme b. Zeyd, Sa'd ve Übey vardı—: “Oğlum can çekişiyor, yanımıza gel.” Resûlullah selâm gönderdi ve şöyle dedi: “Alan da Allah'tır, veren de. Onun katında her şeyin belirlenmiş bir eceli vardır. Sabretsin ve sevabını Allah'tan umsun.” Kızı ona yemin vererek (gelmesi için) tekrar haber gönderdi. Bunun üzerine kalktı, biz de onunla birlikte kalktık. Oturunca çocuk ona verildi; onu kucağına oturttu, çocuğun nefesi hırıldıyordu. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) gözlerinden yaşlar boşandı. Sa'd: “Ey Allah'ın Resûlü, bu nedir?” dedi. “Bu, Allah'ın kullarından dilediğinin kalbine koyduğu bir rahmettir. Allah kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder” buyurdu.

Sahîh-i Buhârî 6655, Kitap 83, Hadis 34

Arapça metin
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، سَمِعْتُ أَبَا عُثْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنْ أُسَامَةَ، أَنَّ ابْنَةً لِرَسُولِ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم أَرْسَلَتْ إِلَيْهِ وَمَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ وَسَعْدٌ وَأُبَىٌّ أَنَّ ابْنِي قَدِ احْتُضِرَ فَاشْهَدْنَا. فَأَرْسَلَ يَقْرَأُ السَّلاَمَ وَيَقُولُ " إِنَّ لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَمَا أَعْطَى وَكُلُّ شَىْءٍ عِنْدَهُ مُسَمًّى فَلْتَصْبِرْ وَتَحْتَسِبْ ". فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ تُقْسِمُ عَلَيْهِ، فَقَامَ وَقُمْنَا مَعَهُ، فَلَمَّا قَعَدَ رُفِعَ إِلَيْهِ، فَأَقْعَدَهُ فِي حَجْرِهِ وَنَفْسُ الصَّبِيِّ تَقَعْقَعُ، فَفَاضَتْ عَيْنَا رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ سَعْدٌ مَا هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " هَذَا رَحْمَةٌ يَضَعُهَا اللَّهُ فِي قُلُوبِ مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ، وَإِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6655 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü