Ganimetten paylaştırılmadan alınan örtü, sahibinin üzerinde ateş olarak yanmaktadır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 6707, Kitap 83, Hadis 84
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Hayber günü Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte çıktık. Ganimet olarak altın ya da gümüş almadık; ancak mallar, elbiseler ve eşyalar aldık. Dubeyb oğullarından Rifâa b. Zeyd denilen bir adam, Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) Mid'am denilen bir köle hediye etti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Vâdi'l-Kurâ'ya yöneldi. Vâdi'l-Kurâ'dayken, Mid'am Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yükünü indirirken, nereden geldiği bilinmeyen bir ok onu öldürdü. İnsanlar: “Cennet ona afiyet olsun!” dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Asla! Nefsim kudret elinde olana yemin ederim ki Hayber günü ganimetlerden, paylaştırılmadan aldığı o örtü, onun üzerinde mutlaka ateş olarak yanmaktadır.” İnsanlar bunu işitince bir adam Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bir ya da iki ayakkabı bağı getirdi. Peygamber: “Ateşten bir bağ” —ya da “ateşten iki bağ”— buyurdu.

Sahîh-i Buhârî 6707, Kitap 83, Hadis 84

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ الدِّيلِيِّ، عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، مَوْلَى ابْنِ مُطِيعٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ خَيْبَرَ فَلَمْ نَغْنَمْ ذَهَبًا وَلاَ فِضَّةً إِلاَّ الأَمْوَالَ وَالثِّيَابَ وَالْمَتَاعَ، فَأَهْدَى رَجُلٌ مِنْ بَنِي الضُّبَيْبِ يُقَالُ لَهُ رِفَاعَةُ بْنُ زَيْدٍ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غُلاَمًا يُقَالُ لَهُ مِدْعَمٌ، فَوَجَّهَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى وَادِي الْقُرَى حَتَّى إِذَا كَانَ بِوَادِي الْقُرَى بَيْنَمَا مِدْعَمٌ يَحُطُّ رَحْلاً لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَهْمٌ عَائِرٌ فَقَتَلَهُ، فَقَالَ النَّاسُ هَنِيئًا لَهُ الْجَنَّةُ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَلاَّ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ إِنَّ الشَّمْلَةَ الَّتِي أَخَذَهَا يَوْمَ خَيْبَرَ مِنَ الْمَغَانِمِ، لَمْ تُصِبْهَا الْمَقَاسِمُ، لَتَشْتَعِلُ عَلَيْهِ نَارًا ". فَلَمَّا سَمِعَ ذَلِكَ النَّاسُ جَاءَ رَجُلٌ بِشِرَاكٍ أَوْ شِرَاكَيْنِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " شِرَاكٌ مِنْ نَارٍ ـ أَوْ ـ شِرَاكَانِ مِنْ نَارٍ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 6707 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü