Seleme (b. Ekva') (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Hayber'e çıktık. Onlardan bir adam: “Ey Âmir! Bize kısa şiirlerinden dinlet” dedi. O da onlara hudâ (deve sürme şarkısı) söyledi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu (develeri) süren kim?” diye sordu. “Âmir” dediler. “Allah ona rahmet etsin” buyurdu. (Oradakiler): “Ey Allah'ın Resûlü! Keşke bizi ondan (daha uzun süre) faydalandırsaydın!” dediler. (Âmir) o gecenin sabahında (kendi kılıcıyla) yaralandı. Topluluk: “Ameli boşa gitti, kendini öldürdü” dedi. Ben döndüğümde onlar Âmir'in amelinin boşa gittiğini konuşuyorlardı. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Peygamberi! Annem babam sana feda olsun! Âmir'in amelinin boşa gittiğini iddia ediyorlar” dedim. Şöyle buyurdu: “Bunu söyleyen yalan söylemiştir. Şüphesiz onun için iki ecir vardır. O, (Allah yolunda) çok çabalayan bir mücahittir. Hangi ölüm (ona) bundan daha fazlasını kazandırabilir?”
Sahîh-i Buhârî 6891, Kitap 87, Hadis 29