Süfyân (b. Uyeyne) şöyle dedi:
İsrâîl Ebû Mûsâ -ki onunla Kûfe'de karşılaştım- İbn Şübrüme'ye gelip: “Beni Îsâ'nın yanına sok da ona öğüt vereyim” dedi. İbn Şübrüme sanki onun başına bir şey gelmesinden korktu ve (bunu) yapmadı. (İsrâîl) dedi ki: Hasan (el-Basrî) bize şöyle anlattı: Hasan b. Ali (radıyallahu anhümâ) askerî birliklerle Muâviye'ye doğru yürüyünce Amr b. Âs, Muâviye'ye: “Ben, karşısındaki ordu dönüp kaçmadıkça arkasını dönmeyecek bir ordu görüyorum” dedi. Muâviye: “(Savaşırlarsa) müslümanların çoluk çocuğuna kim (bakacak)?” dedi. (Amr): “Ben” dedi. Abdullah b. Âmir ve Abdurrahman b. Semüre: “Onunla karşılaşalım ve ona barışı söyleyelim” dediler. Hasan (el-Basrî) dedi ki: Ebû Bekre'yi şöyle derken işittim: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hutbe okurken Hasan geldi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu oğlum bir efendidir (seyyiddir). Umulur ki Allah onun vesilesiyle müslümanlardan iki topluluğun arasını düzeltir” buyurdu.
Sahîh-i Buhârî 7109, Kitap 92, Hadis 56