Kim amelini duyurursa Allah da kıyamet gününde onu duyurur; kim meşakkat verirse Allah da ona meşakkat verir.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 7152, Kitap 93, Hadis 16
Türkçe meal

Tarîf Ebû Temîme şöyle dedi:

Safvân'ın, Cündeb'in ve (Safvân'ın) arkadaşlarının yanında bulundum; (Cündeb) onlara öğüt veriyordu. “Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) bir şey işittin mi?” dediler. Şöyle dedi: “Onu şöyle buyururken işittim: ‘Kim (amelini) duyurursa Allah da kıyamet gününde onu (niyetini) duyurur.’ Ve şöyle buyurdu: ‘Kim (insanlara) meşakkat verirse Allah da kıyamet gününde ona meşakkat verir.’” Bunun üzerine: “Bize öğüt ver” dediler. Şöyle dedi: “İnsandan ilk kokuşan şey karnıdır. Kim helal ve temizden başkasını yememeye güç yetirebiliyorsa öyle yapsın. Kim de akıttığı bir avuç dolusu kanın kendisiyle cennet arasına engel olmamasına güç yetirebiliyorsa öyle yapsın.”

(Firabrî dedi ki:) Ebû Abdullah'a (Buhârî): “‘Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittim’ diyen kimdir, Cündeb mi?” dedim. “Evet, Cündeb” dedi.

Sahîh-i Buhârî 7152, Kitap 93, Hadis 16

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنِ طَرِيفٍ أَبِي تَمِيمَةَ، قَالَ شَهِدْتُ صَفْوَانَ وَجُنْدَبًا وَأَصْحَابَهُ وَهْوَ يُوصِيهِمْ فَقَالُوا هَلْ سَمِعْتَ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " مَنْ سَمَّعَ سَمَّعَ اللَّهُ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ـ قَالَ ـ وَمَنْ يُشَاقِقْ يَشْقُقِ اللَّهُ عَلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ". فَقَالُوا أَوْصِنَا. فَقَالَ" إِنَّ أَوَّلَ مَا يُنْتِنُ مِنَ الإِنْسَانِ بَطْنُهُ، فَمَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ لاَ يَأْكُلَ إِلاَّ طَيِّبًا فَلْيَفْعَلْ، وَمَنِ اسْتَطَاعَ أَنْ لاَ يُحَالَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجَنَّةِ بِمِلْءِ كَفِّهِ مِنْ دَمٍ أَهْرَاقَهُ فَلْيَفْعَلْ " . قُلْتُ لأَبِي عَبْدِ اللَّهِ مَنْ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جُنْدَبٌ قَالَ نَعَمْ جُنْدَبٌ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 7152 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü