Üsâme b. Zeyd (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) kızlarından birinin oğlu can çekişiyordu. (Kızı) ona, yanına gelmesi için haber gönderdi. O da (şu haberi) gönderdi: “Aldığı da Allah'ındır, verdiği de O'nundur. Her şey belli bir süreye bağlıdır. Sabretsin ve sevabını Allah'tan umsun.” (Kızı) tekrar ona haber gönderip (gelmesi için) yemin etti. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kalktı; ben de onunla birlikte kalktım, Muâz b. Cebel, Übey b. Ka'b ve Ubâde b. Sâmit de (kalktılar). İçeri girdiğimizde çocuğu Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) verdiler; nefesi göğsünde hırıldıyordu -(râvi) sanırım şöyle dedi- sanki eski bir kırba gibi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ağladı. Sa'd b. Ubâde: “Ağlıyor musun?” dedi. Şöyle buyurdu: “Allah, kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder.”
Sahîh-i Buhârî 7448, Kitap 97, Hadis 74