Ebû Saîd (el-Hudrî) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) geçmişte yaşamış olanlar içinden -ya da: sizden öncekiler içinden- bir adamı andı ve bir söz söyledi, yani: Allah ona mal ve evlat vermişti. Ölüm (vakti) gelince oğullarına: “Ben sizin için nasıl bir baba oldum?” dedi. “Babaların en hayırlısı” dediler. Şöyle dedi: “O (ben), Allah katında hiçbir hayır biriktirmedi. Eğer Allah ona güç yetirirse onu azaplandırır. Bakın, öldüğümde beni yakın; kömür hâline gelince beni ezip toz edin -ya da: ”fesheküni“ dedi-. Şiddetli rüzgârlı bir gün olunca da beni onda savurun.” Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Rabbime yemin olsun ki onlardan bu hususta kesin söz aldı. Onlar da (öyle) yaptılar, sonra onu şiddetli rüzgârlı bir günde savurdular. Aziz ve celil olan Allah: ‘Ol!’ buyurdu. Bir de baktılar ki o ayakta duran bir adam. Allah: ‘Ey kulum! Seni yaptığın şeyi yapmaya sevk eden nedir?’ buyurdu. (Adam): ‘Senden korkmam’ -ya da: ‘senden duyduğum ürperti’- dedi. Bunun üzerine (Allah'ın) o anda ona rahmet etmesi onu (kurtuluşa) yetiştirdi.” -Bir başka sefer de: “Onu bundan başkası (kurtuluşa) yetiştirmedi” dedi.-
(Katâde dedi ki:) Bunu Ebû Osmân'a anlattım. Şöyle dedi: “Bunu Selmân'dan işittim; ancak o, buna ‘Beni denize savurun’ sözünü ekledi” -ya da (Ebû Osmân) anlattığı gibi-.
(Başka bir senetle) Mûsâ, Mu'temir'den “lem yebte'ir” dedi. Halîfe de: Mu'temir bize rivayet etti, diyerek “lem yebte'iz” dedi. Katâde bunu “biriktirmedi” diye açıkladı.
Sahîh-i Buhârî 7508, Kitap 97, Hadis 133