Ebû Bekr b. Abdirrahmân b. Hâris b. Hişâm ile Ebû Seleme b. Abdirrahmân şöyle rivayet etti:
Ebû Hüreyre farz olsun olmasın her namazda, Ramazan'da ve diğer zamanlarda tekbir alırdı. Kalkarken tekbir alır, sonra rükûa varırken tekbir alır, sonra “Semiallâhu limen hamideh” der, sonra secdeye varmadan önce “Rabbenâ ve leke'l-hamd” der, sonra secdeye inerken “Allâhu ekber” der, sonra başını secdeden kaldırırken tekbir alır, sonra secde ederken tekbir alır, sonra başını secdeden kaldırırken tekbir alır, sonra ikinci rekâttaki oturuştan kalkarken tekbir alırdı. Bunu her rekâtta, namazı bitirinceye kadar yapardı. Sonra (namazdan) çıkınca şöyle derdi: “Nefsim elinde olana yemin olsun ki, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) namazına en çok benzeyeniniz benim. Dünyadan ayrılıncaya kadar onun namazı işte bu idi.”
Sahîh-i Buhârî 803, Kitap 10, Hadis 198