Gecenin son kısmında dilediğin kadar namaz kıl; o vakit namazda melekler hazır bulunur.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1277, Kitap 5, Hadis 28
صحيح م دون جملة جوف الليل (الألباني)
Türkçe meal

Amr b. Abese es-Sülemî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

“Ey Allah'ın Resûlü! Gecenin hangi vakti (duaya) daha çok işitilir?” dedim. Şöyle buyurdu: “Gecenin son kısmının ortası. (O vakit) dilediğin kadar namaz kıl; çünkü namaz, sen sabahı kılıncaya kadar (meleklerin) hazır bulunduğu ve yazılan bir namazdır. Sonra güneş doğup bir veya iki mızrak boyu yükselinceye kadar (namazdan) uzak dur; çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında doğar ve kâfirler ona namaz kılar. Sonra dilediğin kadar namaz kıl; çünkü namaz, mızrak gölgesine eşit oluncaya kadar (meleklerin) hazır bulunduğu ve yazılan bir namazdır. Sonra (namazdan) uzak dur; çünkü (o vakit) cehennem kızıştırılır ve kapıları açılır. Güneş zevale erdiğinde dilediğin kadar namaz kıl; çünkü namaz, sen ikindiyi kılıncaya kadar (meleklerin) hazır bulunduğu bir namazdır. Sonra güneş batıncaya kadar (namazdan) uzak dur; çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında batar ve kâfirler ona namaz kılar.” (Râvi) uzun bir hadis anlattı.

Abbâs (b. Sâlim) dedi ki: Ebû Sellâm bunu bana Ebû Ümâme'den böyle rivayet etti; ancak istemeden bir şeyde hata etmiş olursam Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim.

Sünen-i Ebû Dâvûd 1277, Kitap 5, Hadis 28

Arapça metin
حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُهَاجِرِ، عَنِ الْعَبَّاسِ بْنِ سَالِمٍ، عَنْ أَبِي سَلاَّمٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ عَبَسَةَ السُّلَمِيِّ، أَنَّهُ قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ اللَّيْلِ أَسْمَعُ قَالَ " جَوْفُ اللَّيْلِ الآخِرُ فَصَلِّ مَا شِئْتَ فَإِنَّ الصَّلاَةَ مَشْهُودَةٌ مَكْتُوبَةٌ حَتَّى تُصَلِّيَ الصُّبْحَ ثُمَّ أَقْصِرْ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ فَتَرْتَفِعَ قِيْسَ رُمْحٍ أَوْ رُمْحَيْنِ فَإِنَّهَا تَطْلُعُ بَيْنَ قَرْنَىْ شَيْطَانٍ وَتُصَلِّي لَهَا الْكُفَّارُ ثُمَّ صَلِّ مَا شِئْتَ فَإِنَّ الصَّلاَةَ مَشْهُودَةٌ مَكْتُوبَةٌ حَتَّى يَعْدِلَ الرُّمْحُ ظِلَّهُ ثُمَّ أَقْصِرْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ تُسْجَرُ وَتُفْتَحُ أَبْوَابُهَا فَإِذَا زَاغَتِ الشَّمْسُ فَصَلِّ مَا شِئْتَ فَإِنَّ الصَّلاَةَ مَشْهُودَةٌ حَتَّى تُصَلِّيَ الْعَصْرَ ثُمَّ أَقْصِرْ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ فَإِنَّهَا تَغْرُبُ بَيْنَ قَرْنَىْ شَيْطَانٍ وَيُصَلِّي لَهَا الْكُفَّارُ " . وَقَصَّ حَدِيثًا طَوِيلاً قَالَ الْعَبَّاسُ هَكَذَا حَدَّثَنِي أَبُو سَلاَّمٍ عَنْ أَبِي أُمَامَةَ إِلاَّ أَنْ أُخْطِئَ شَيْئًا لاَ أُرِيدُهُ فَأَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1277 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü