Sağ elini başıma koydu, kulağımı tutup büktü; altı defa ikişer rekât kılıp vitir yaptı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1367, Kitap 5, Hadis 118
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

(İbn Abbâs), teyzesi olan Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı Meymûne'nin yanında geceledi. (Şöyle) dedi: Ben yastığın enine uzandım; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile hanımı ise boyuna uzandılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uyudu. Gece yarı olunca -yahut biraz öncesinde ya da biraz sonrasında- Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uyandı, oturup eliyle yüzünden uykuyu silmeye başladı. Sonra Âl-i İmrân sûresinin son on âyetini okudu. Sonra asılı bir eski kırbaya doğru kalkıp ondan abdest aldı ve abdestini güzelce aldı. Sonra kalkıp namaz kılmaya başladı. Abdullah dedi ki: Ben de kalkıp onun yaptığının aynısını yaptım, sonra gidip yanına durdum. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sağ elini başıma koydu ve kulağımı tutup büktü. İki rekât kıldı, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât -Ka'nebî “altı defa” dedi-, sonra vitir kıldı. Sonra uzandı; nihayet müezzin ona geldi; kalkıp iki hafif rekât kıldı, sonra çıkıp sabah namazını kıldı.

Sünen-i Ebû Dâvûd 1367, Kitap 5, Hadis 118

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مَخْرَمَةَ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ : أَنَّهُ، بَاتَ عِنْدَ مَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهِيَ خَالَتُهُ - قَالَ - فَاضْطَجَعْتُ فِي عَرْضِ الْوِسَادَةِ، وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا، فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا انْتَصَفَ اللَّيْلُ - أَوْ قَبْلَهُ بِقَلِيلٍ، أَوْ بَعْدَهُ بِقَلِيلٍ - اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَلَسَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ بِيَدِهِ، ثُمَّ قَرَأَ الْعَشْرَ الآيَاتِ الْخَوَاتِمَ مِنْ سُورَةِ آلِ عِمْرَانَ، ثُمَّ قَامَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقَةٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهَا فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ، ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ : فَقُمْتُ فَصَنَعْتُ مِثْلَ مَا صَنَعَ، ثُمَّ ذَهَبْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ، فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي فَأَخَذَ بِأُذُنِي يَفْتِلُهَا، فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، قَالَ الْقَعْنَبِيُّ : سِتَّ مَرَّاتٍ، ثُمَّ أَوْتَرَ، ثُمَّ اضْطَجَعَ، حَتَّى جَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ فَقَامَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ، ثُمَّ خَرَجَ فَصَلَّى الصُّبْحَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1367 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü