Zirr b. Hubeyş şöyle anlattı:
Übey b. Ka'b'a: “Ey Ebü'l-Münzir! Bana Kadir gecesini haber ver. Çünkü arkadaşımıza (İbn Mes'ûd'a) o soruldu, o da: ‘Kim bütün yıl (geceleri) kalkarsa ona isabet eder’ dedi” dedim. (Übey) şöyle dedi: “Allah Ebû Abdurrahman'a rahmet etsin! Allah'a yemin olsun ki onun Ramazan'da olduğunu elbette biliyordu -Müsedded şunu ekledi: Fakat (insanların) ona güvenip (ibadeti) bırakmalarını hoş görmedi ya da güvenip bırakmamalarını istedi. Sonra (iki râvi) ittifak ettiler:- Allah'a yemin olsun ki o Ramazan'dadır; yirmi yedinci gecedir.” (Yemin ederken) istisna (inşallah) demiyordu. “Ey Ebü'l-Münzir! Bunu nereden bildin?” dedim. “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bize haber verdiği alametle” dedi. (Âsım dedi ki:) Zirr'e: “Alamet nedir?” dedim. Şöyle dedi: “O gecenin sabahında güneş, yükselinceye kadar ışınları olmayan bir leğen gibi doğar.”
Sünen-i Ebû Dâvûd 1378, Kitap 6, Hadis 8