Ömer ailesindeki zekât mektubu: İki yüz devede dört hıkka ya da beş bintü lebûn vardır.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1570, Kitap 9, Hadis 15
Sahih
Türkçe meal

İbn Şihâb (ez-Zührî) şöyle dedi:

Bu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) zekât (sadaka) hakkında yazdığı mektubun nüshasıdır; o, Ömer b. el-Hattâb ailesinin yanındadır. İbn Şihâb dedi ki: Onu bana Sâlim b. Abdullah b. Ömer okuttu; ben de onu olduğu gibi belledim. Ömer b. Abdülazîz'in, Abdullah b. Abdullah b. Ömer'den ve Sâlim b. Abdullah b. Ömer'den istinsah ettirdiği (nüsha) de odur. (Râvi) hadisi zikretti ve şöyle dedi: “(Develer) yüz yirmi bir olunca, yüz yirmi dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda üç bintü lebûn vardır. Yüz otuz olunca, yüz otuz dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda iki bintü lebûn ve bir hıkka vardır. Yüz kırk olunca, yüz kırk dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda iki hıkka ve bir bintü lebûn vardır. Yüz elli olunca, yüz elli dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda üç hıkka vardır. Yüz altmış olunca, yüz altmış dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda dört bintü lebûn vardır. Yüz yetmiş olunca, yüz yetmiş dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda üç bintü lebûn ve bir hıkka vardır. Yüz seksen olunca, yüz seksen dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda iki hıkka ve iki bintü lebûn vardır. Yüz doksan olunca, yüz doksan dokuza ulaşıncaya kadar bunlarda üç hıkka ve bir bintü lebûn vardır. İki yüz olunca, bunlarda dört hıkka ya da beş bintü lebûn vardır; bu iki yaştan hangisi bulunursa o alınır. Sâime koyunlarda da...” (Râvi) Süfyân b. Hüseyn'in hadisine benzer şekilde zikretti. Bu rivayette (şu da) vardır: “Zekâtta koyunlardan yaşlı, kusurlu olan ve koyunların tekesi alınmaz; ancak zekât memuru dilerse (alınır).”

Sünen-i Ebû Dâvûd 1570, Kitap 9, Hadis 15

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ هَذِهِ نُسْخَةُ كِتَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الَّذِي كَتَبَهُ فِي الصَّدَقَةِ وَهِيَ عِنْدَ آلِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ أَقْرَأَنِيهَا سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَوَعَيْتُهَا عَلَى وَجْهِهَا وَهِيَ الَّتِي انْتَسَخَ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ مِنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ وَسَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ قَالَ " فَإِذَا كَانَتْ إِحْدَى وَعِشْرِينَ وَمِائَةً فَفِيهَا ثَلاَثُ بَنَاتِ لَبُونٍ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَعِشْرِينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ ثَلاَثِينَ وَمِائَةً فَفِيهَا بِنْتَا لَبُونٍ وَحِقَّةٌ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَثَلاَثِينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ أَرْبَعِينَ وَمِائَةً فَفِيهَا حِقَّتَانِ وَبِنْتُ لَبُونٍ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَأَرْبَعِينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ خَمْسِينَ وَمِائَةً فَفِيهَا ثَلاَثُ حِقَاقٍ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَخَمْسِينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ سِتِّينَ وَمِائَةً فَفِيهَا أَرْبَعُ بَنَاتِ لَبُونٍ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَسِتِّينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ سَبْعِينَ وَمِائَةً فَفِيهَا ثَلاَثُ بَنَاتِ لَبُونٍ وَحِقَّةٌ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَسَبْعِينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ ثَمَانِينَ وَمِائَةً فَفِيهَا حِقَّتَانِ وَابْنَتَا لَبُونٍ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَثَمَانِينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ تِسْعِينَ وَمِائَةً فَفِيهَا ثَلاَثُ حِقَاقٍ وَبِنْتُ لَبُونٍ حَتَّى تَبْلُغَ تِسْعًا وَتِسْعِينَ وَمِائَةً فَإِذَا كَانَتْ مِائَتَيْنِ فَفِيهَا أَرْبَعُ حِقَاقٍ أَوْ خَمْسُ بَنَاتِ لَبُونٍ أَىُّ السِّنَّيْنِ وُجِدَتْ أُخِذَتْ وَفِي سَائِمَةِ الْغَنَمِ " . فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِ سُفْيَانَ بْنِ حُسَيْنٍ وَفِيهِ " وَلاَ يُؤْخَذُ فِي الصَّدَقَةِ هَرِمَةٌ وَلاَ ذَاتُ عَوَارٍ مِنَ الْغَنَمِ وَلاَ تَيْسُ الْغَنَمِ إِلاَّ أَنْ يَشَاءَ الْمُصَّدِّقُ " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1570 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü