Sehl İbnü'l-Hanzaliyye (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Uyeyne b. Hısn ile Akra' b. Hâbis Resûlullah'ın yanına geldiler ve ondan (bir şey) istediler. (Resûlullah) istedikleri şeyin onlara verilmesini emretti; Muâviye'ye de emretti, o da istedikleri şeyi onlar için yazdı. Akra' mektubunu aldı, sarığına sardı ve gitti. Uyeyne ise mektubunu aldı, Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bulunduğu yerde geldi ve: “Ey Muhammed! Beni, Mütelemmis'in sahifesi gibi, içinde ne olduğunu bilmediğim bir mektubu kavmime götürecek biri mi sanıyorsun?” dedi. Muâviye onun bu sözünü Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) haber verdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Kim yanında kendisine yetecek şey olduğu hâlde dilenirse, o ancak ateşten çoğaltmaktadır.” Nüfeylî başka bir yerde “cehennem korundan” dedi. “Ey Allah'ın Resûlü! Ona yetecek şey nedir?” dediler. -Nüfeylî başka bir yerde: “Kendisiyle birlikte dilenmenin uygun olmadığı zenginlik nedir?” dedi.- Şöyle buyurdu: “Onu sabah ve akşam doyuracak miktardır.” Nüfeylî başka bir yerde: “Bir gün ve bir gece -ya da bir gece ve bir gün- doyacak kadar (yiyeceğinin) olmasıdır” dedi. (Nüfeylî) bunu bize bu zikredilen lafızlar üzere kısaltarak rivayet ederdi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 1629, Kitap 9, Hadis 74