Kabîsa b. Muhârik el-Hilâlî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
(Başkasının borcu için) bir kefalet yüklendim ve Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim. Şöyle buyurdu: “Ey Kabîsa! Bize sadaka (malı) gelinceye kadar bekle, sana ondan verilmesini emredelim.” Sonra şöyle buyurdu: “Ey Kabîsa! Dilenmek ancak şu üç kişiden birine helâl olur: Bir kefalet yüklenen adam; ona dilenmek helâl olur, onu elde edinceye kadar dilenir, sonra (dilenmeyi) bırakır. Başına gelen bir âfetin malını silip süpürdüğü adam; ona dilenmek helâl olur, geçimini ayakta tutacak kadar bir şey -ya da geçimini karşılayacak kadar bir şey- elde edinceye kadar dilenir. Bir de yoksulluğa düşen ve kavminden akıl sahibi üç kişinin ‘Falan yoksulluğa düştü’ diyecekleri (hâle gelen) adam; ona dilenmek helâl olur, geçimini ayakta tutacak -ya da geçimini karşılayacak- kadar bir şey elde edinceye kadar dilenir, sonra (dilenmeyi) bırakır. Ey Kabîsa! Bunların dışındaki dilenme haramdır; sahibi onu haram olarak yer.”
Sünen-i Ebû Dâvûd 1640, Kitap 9, Hadis 85