Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Eslem kabilesinden falanca kişiyi gönderdi ve onunla birlikte on sekiz kurbanlık deve gönderdi. (Adam): “Onlardan biri (yorgunluktan) yürüyemez hâle gelirse ne dersin?” dedi. (Resûlullah) şöyle buyurdu: “Onu kesersin, sonra nalınını onun kanına boyarsın, sonra onunla (devenin) böğrüne vur. Ondan ne sen ne de arkadaşlarından biri yesin” -yahut: “yol arkadaşlarından (biri)” buyurdu-.
Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadiste (râvinin) teferrüd ettiği kısım, “Ondan ne sen ne de yol arkadaşlarından biri yesin” sözüdür. Abdülvâris'in hadisinde ise “vur” yerine “Sonra onu böğrüne koy” dedi.
Ebû Dâvûd dedi ki: Ebû Seleme'yi şöyle derken işittim: “İsnadı ve anlamı doğru kurduğunda (bu) sana yeter.”
Sünen-i Ebû Dâvûd 1763, Kitap 11, Hadis 43