İbn Ömer'in dört uygulaması: iki Yemânî rükne dokunmak, sibtî nalın, sarı boya ve terviye günü ihram.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1772, Kitap 11, Hadis 52
Sahih
Türkçe meal

Ubeyd b. Cüreyc şöyle anlattı:

Abdullah b. Ömer'e: “Ey Ebû Abdurrahman! Senin dört şey yaptığını gördüm ki arkadaşlarından hiçbirinin onları yaptığını görmedim” dedim. (İbn Ömer): “Nedir onlar, ey İbn Cüreyc?” dedi. Şöyle dedim: “Senin rükünlerden yalnız iki Yemânî rüknüne dokunduğunu gördüm; sibtî (tüysüz, tabaklanmış deriden) nalınlar giydiğini gördüm; sarı boya ile boyandığını gördüm; Mekke'de olduğunda insanların hilali gördüklerinde ihrama girdiklerini, senin ise terviye günü gelinceye kadar ihrama girmediğini gördüm.” Abdullah b. Ömer şöyle dedi: “Rükünlere gelince, ben Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) iki Yemânî (rükün) dışında (birine) dokunduğunu görmedim. Sibtî nalınlara gelince, Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) içinde kıl bulunmayan nalınlar giyerken ve onlarla abdest alırken gördüm; ben de onları giymeyi severim. Sarı boyaya gelince, Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) onunla boyanırken gördüm; ben de onunla boyanmayı severim. İhrama girmeye gelince, Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) bineği onu kaldırıp yola koyuluncaya kadar telbiye getirirken görmedim.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 1772, Kitap 11, Hadis 52

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ جُرَيْجٍ، أَنَّهُ قَالَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ رَأَيْتُكَ تَصْنَعُ أَرْبَعًا لَمْ أَرَ أَحَدًا مِنْ أَصْحَابِكَ يَصْنَعُهَا . قَالَ مَا هُنَّ يَا ابْنَ جُرَيْجٍ قَالَ رَأَيْتُكَ لاَ تَمَسُّ مِنَ الأَرْكَانِ إِلاَّ الْيَمَانِيَيْنِ وَرَأَيْتُكَ تَلْبَسُ النِّعَالَ السِّبْتِيَّةَ وَرَأَيْتُكَ تَصْبُغُ بِالصُّفْرَةِ وَرَأَيْتُكَ إِذَا كُنْتَ بِمَكَّةَ أَهَلَّ النَّاسُ إِذَا رَأَوُا الْهِلاَلَ وَلَمْ تُهِلَّ أَنْتَ حَتَّى كَانَ يَوْمُ التَّرْوِيَةِ . فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ أَمَّا الأَرْكَانُ فَإِنِّي لَمْ أَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمَسُّ إِلاَّ الْيَمَانِيَيْنِ وَأَمَّا النِّعَالُ السِّبْتِيَّةُ فِإِنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَلْبَسُ النِّعَالَ الَّتِي لَيْسَ فِيهَا شَعْرٌ وَيَتَوَضَّأُ فِيهَا فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَلْبَسَهَا وَأَمَّا الصُّفْرَةُ فَإِنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصْبُغُ بِهَا فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَصْبُغَ بِهَا وَأَمَّا الإِهْلاَلُ فَإِنِّي لَمْ أَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهِلُّ حَتَّى تَنْبَعِثَ بِهِ رَاحِلَتُهُ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1772 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü