Resûlullah Veda Haccında umreyi hacca ekleyerek temettu yaptı ve kurbanı Zü'l-Huleyfe'den sevk etti.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 1805, Kitap 11, Hadis 85
صحيح ق لكن قوله وبدأ رسول الله صلى الله عليه وسلم فأهل بالعمرة ثم أهل بالحج شاذ (الألباني)
Türkçe meal

Sâlim b. Abdullah b. Ömer şöyle anlattı:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Veda Haccında umreyi hacca ekleyerek temettu yaptı. Kurban (hedy) gönderdi ve kurbanı Zü'l-Huleyfe'den beraberinde sevk etti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (işe) başladı; önce umre için ihrama girip telbiye getirdi, sonra hac için telbiye getirdi. İnsanlar da Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte umreyi hacca ekleyerek temettu yaptılar. İnsanlardan kurban gönderip sevk eden de vardı, kurban göndermeyen de. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'ye gelince insanlara şöyle buyurdu: “Sizden kim kurban getirmişse, haccını tamamlayıncaya kadar (ihram sebebiyle) kendisine haram olan hiçbir şey ona helal olmaz. Sizden kim kurban getirmemişse Beyt'i ve Safâ ile Merve'yi tavaf etsin, saçını kısaltsın ve ihramdan çıksın; sonra hac için ihrama girsin ve kurban kessin. Kurban bulamayan kimse hacda üç gün, ailesine döndüğünde de yedi gün oruç tutsun.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'ye geldiğinde tavaf etti; ilk iş olarak Rükn'ü (Hacerü'l-esved'i) istilâm etti, sonra yedi şavtın üçünde remel yaptı, dördünde (normal) yürüdü. Sonra Beyt'i tavafını bitirince Makâm'ın yanında iki rekât namaz kıldı. Sonra selam verip ayrıldı, Safâ'ya geldi ve Safâ ile Merve arasında yedi şavt sa'y etti. Sonra haccını tamamlayıncaya kadar kendisine haram olan hiçbir şeyden ihramdan çıkmadı. Nahr (bayram) günü kurbanını kesti, ifâda yapıp Beyt'i tavaf etti; sonra kendisine haram olan her şeyden helal oldu. İnsanlardan kurban getirip sevk edenler de Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yaptığının aynısını yaptılar.

Sünen-i Ebû Dâvûd 1805, Kitap 11, Hadis 85

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، حَدَّثَنِي أَبِي، { عَنْ جَدِّي، } عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ تَمَتَّعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَأَهْدَى وَسَاقَ مَعَهُ الْهَدْىَ مِنْ ذِي الْحُلَيْفَةِ وَبَدَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَهَلَّ بِالْعُمْرَةِ ثُمَّ أَهَلَّ بِالْحَجِّ وَتَمَتَّعَ النَّاسُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَكَانَ مِنَ النَّاسِ مَنْ أَهْدَى وَسَاقَ الْهَدْىَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ يُهْدِ فَلَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ قَالَ لِلنَّاسِ " مَنْ كَانَ مِنْكُمْ أَهْدَى فَإِنَّهُ لاَ يَحِلُّ لَهُ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى يَقْضِيَ حَجَّهُ وَمَنْ لَمْ يَكُنْ مِنْكُمْ أَهْدَى فَلْيَطُفْ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَلْيُقَصِّرْ وَلْيَحْلِلْ ثُمَّ لْيُهِلَّ بِالْحَجِّ وَلْيُهْدِ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ هَدْيًا فَلْيَصُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةً إِذَا رَجَعَ إِلَى أَهْلِهِ " . وَطَافَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قَدِمَ مَكَّةَ فَاسْتَلَمَ الرُّكْنَ أَوَّلَ شَىْءٍ ثُمَّ خَبَّ ثَلاَثَةَ أَطْوَافٍ مِنَ السَّبْعِ وَمَشَى أَرْبَعَةَ أَطْوَافٍ ثُمَّ رَكَعَ حِينَ قَضَى طَوَافَهُ بِالْبَيْتِ عِنْدَ الْمَقَامِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ فَانْصَرَفَ فَأَتَى الصَّفَا فَطَافَ بِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ سَبْعَةَ أَطْوَافٍ ثُمَّ لَمْ يَحْلِلْ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى قَضَى حَجَّهُ وَنَحَرَ هَدْيَهُ يَوْمَ النَّحْرِ وَأَفَاضَ فَطَافَ بِالْبَيْتِ ثُمَّ حَلَّ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ وَفَعَلَ النَّاسُ مِثْلَ مَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنْ أَهْدَى وَسَاقَ الْهَدْىَ مِنَ النَّاسِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 1805 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü