Huveyle bint Mâlik b. Sa'lebe (radıyallahu anhâ) şöyle anlattı:
Kocam Evs b. es-Sâmit benden zıhâr yaptı. Onu şikâyet etmek üzere Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun hakkında benimle tartışıyor ve: “Allah'tan kork; o senin amcanın oğludur” diyordu. Ben (oradan) ayrılmadan Kur'an indi: “Kocası hakkında seninle tartışan kadının sözünü Allah işitti...” (Mücâdele 58/1) -kefaretin farz kılındığı yere kadar-. Bunun üzerine (Peygamber): “Bir köle azat etsin” buyurdu. (Huveyle): “Bulamaz” dedi. “Peş peşe iki ay oruç tutsun” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O çok yaşlı bir ihtiyardır, oruç tutacak hâli yoktur” dedi. “Altmış yoksulu doyursun” buyurdu. “Sadaka olarak verecek hiçbir şeyi yoktur” dedi. (Huveyle) dedi ki: O sırada (Peygamber'e) bir arak hurma getirildi. “Ey Allah'ın Resûlü! Ben de ona bir arak daha ile yardım edeceğim” dedim. “Güzel yaptın. Git, bunlarla onun adına altmış yoksulu doyur ve amcanın oğluna dön” buyurdu. (Râvi) dedi ki: Arak altmış sâ'dır.
Ebû Dâvûd bu (hadis) hakkında dedi ki: Kadın, ona danışmadan onun adına kefareti ödedi.
Ebû Dâvûd (ayrıca) dedi ki: Bu (Evs), Ubâde b. es-Sâmit'in kardeşidir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 2214, Kitap 13, Hadis 40