Kesin boşanan Fâtıma bt. Kays: Senin onun üzerinde nafaka hakkın yoktur; Üsâme b. Zeyd ile evlen.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 2284, Kitap 13, Hadis 110
Sahih
Türkçe meal

Fâtıma bt. Kays (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Ebû Amr b. Hafs, kendisi (şehirde) yokken onu kesin olarak (el-betteh) boşadı. Vekili ona arpa gönderdi; o da bunu beğenmeyip öfkelendi. (Vekil): “Allah'a yemin olsun ki senin bizim üzerimizde hiçbir hakkın yoktur” dedi. Bunun üzerine Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattı. (Resûlullah) ona: “Senin onun üzerinde nafaka hakkın yoktur” buyurdu ve iddetini Ümmü Şerîk'in evinde geçirmesini emretti. Sonra şöyle buyurdu: “O, ashabımın sıkça yanına girip çıktığı bir kadındır. İddetini İbn Ümmü Mektûm'un evinde geçir; çünkü o âmâ bir adamdır, (yanında) elbiselerini çıkarabilirsin. (İddetin bitip) helâl olduğunda bana haber ver.”

(Fâtıma) dedi ki: (İddetim bitip) helâl olunca, Muâviye b. Ebû Süfyân ile Ebû Cehm'in beni istediklerini ona anlattım. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ebû Cehm'e gelince, o asâsını omzundan indirmez. Muâviye ise malı olmayan yoksul biridir. Üsâme b. Zeyd ile evlen.” (Fâtıma) dedi ki: Ben onu istemedim. Sonra (yine): “Üsâme b. Zeyd ile evlen” buyurdu. Ben de onunla evlendim. Yüce Allah onda pek çok hayır kıldı; ben de onunla (imrenilecek kadar) mutlu oldum.

Sünen-i Ebû Dâvûd 2284, Kitap 13, Hadis 110

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، مَوْلَى الأَسْوَدِ بْنِ سُفْيَانَ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ، أَنَّ أَبَا عَمْرِو بْنَ حَفْصٍ، طَلَّقَهَا الْبَتَّةَ وَهُوَ غَائِبٌ فَأَرْسَلَ إِلَيْهَا وَكِيلَهُ بِشَعِيرٍ فَتَسَخَّطَتْهُ فَقَالَ وَاللَّهِ مَا لَكِ عَلَيْنَا مِنْ شَىْءٍ . فَجَاءَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ لَهَا " لَيْسَ لَكِ عَلَيْهِ نَفَقَةٌ " . وَأَمَرَهَا أَنْ تَعْتَدَّ فِي بَيْتِ أُمِّ شَرِيكٍ ثُمَّ قَالَ " إِنَّ تِلْكَ امْرَأَةٌ يَغْشَاهَا أَصْحَابِي اعْتَدِّي فِي بَيْتِ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ فَإِنَّهُ رَجُلٌ أَعْمَى تَضَعِينَ ثِيَابَكِ وَإِذَا حَلَلْتِ فَآذِنِينِي " . قَالَتْ فَلَمَّا حَلَلْتُ ذَكَرْتُ لَهُ أَنَّ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ وَأَبَا جَهْمٍ خَطَبَانِي فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَمَّا أَبُو جَهْمٍ فَلاَ يَضَعُ عَصَاهُ عَنْ عَاتِقِهِ وَأَمَّا مُعَاوِيَةُ فَصُعْلُوكٌ لاَ مَالَ لَهُ انْكِحِي أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ " . قَالَتْ فَكَرِهْتُهُ ثُمَّ قَالَ " انْكِحِي أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ . فَنَكَحْتُهُ فَجَعَلَ اللَّهُ تَعَالَى فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا وَاغْتَبَطْتُ بِهِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 2284 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü