Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Bir adam Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve “Helak oldum” dedi. “Neyin var?” buyurdu. “Ramazan'da hanımımla birleştim” dedi. “Azat edecek bir köle bulabilir misin?” buyurdu. “Hayır” dedi. “İki ay peş peşe oruç tutabilir misin?” buyurdu. “Hayır” dedi. “Altmış yoksulu doyurabilir misin?” buyurdu. “Hayır” dedi. “Otur” buyurdu. Derken Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) içinde hurma bulunan bir zenbil getirildi. “Bunu sadaka olarak ver” buyurdu. (Adam): “Ey Allah'ın Resûlü! (Medine'nin) iki kara taşlığı arasında bizden daha fakir bir ev halkı yoktur” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ön dişleri görününceye kadar güldü ve “O hâlde onu onlara yedir” buyurdu. Müsedded başka bir yerde “köpek dişleri” dedi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 2390, Kitap 14, Hadis 78
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، - الْمَعْنَى - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، - قَالَ مُسَدَّدٌ - حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ أَتَى رَجُلٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ هَلَكْتُ . فَقَالَ " مَا شَأْنُكَ " . قَالَ وَقَعْتُ عَلَى امْرَأَتِي فِي رَمَضَانَ . قَالَ " فَهَلْ تَجِدُ مَا تُعْتِقُ رَقَبَةً " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَهَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تَصُومَ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَهَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تُطْعِمَ سِتِّينَ مِسْكِينًا " . قَالَ لاَ . قَالَ " اجْلِسْ " . فَأُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِعَرَقٍ فِيهِ تَمْرٌ فَقَالَ " تَصَدَّقْ بِهِ " . فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا أَهْلُ بَيْتٍ أَفْقَرَ مِنَّا فَضَحِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ ثَنَايَاهُ قَالَ " فَأَطْعِمْهُ إِيَّاهُمْ " . وَقَالَ مُسَدَّدٌ فِي مَوْضِعٍ آخَرَ أَنْيَابُهُ .