Sa'd b. Ebû Vakkâs (radıyallahu anh) şöyle anlattı:
Bedir günü bir kılıçla Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldim ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Allah bugün düşmana karşı göğsümü şifaya kavuşturdu; bu kılıcı bana bağışla” dedim. (Peygamber): “Bu kılıç ne benimdir ne de senin” buyurdu. Ben de: “Bu, bugün benim gösterdiğim yararlılığı göstermemiş birine verilecek” diyerek gittim. Ben böyleyken elçi bana geldi ve: “(Çağrıya) icabet et” dedi. Sözüm yüzünden hakkımda bir şey indiğini sandım. Geldim; Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle buyurdu: “Sen benden bu kılıcı istedin; o ne benimdi ne de senin. Şimdi Allah onu bana verdi; artık o senindir.” Sonra “Sana ganimetleri sorarlar. De ki: Ganimetler Allah'a ve Resûlü'ne aittir” (Enfâl 8/1) âyetini sonuna kadar okudu.
Ebû Dâvûd dedi ki: İbn Mes'ûd'un kıraati “Yes'elûneke'n-nefele” (Senden ganimeti isterler) şeklindedir.
Sünen-i Ebû Dâvûd 2740, Kitap 15, Hadis 264