Ey Sahr! Bir topluluk Müslüman olunca kanlarını ve mallarını korumuş olurlar.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 3067, Kitap 20, Hadis 140
Senedi zayıf
Türkçe meal

Sahr b. el-Ayle el-Ahmesî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Sakîf'e gazveye çıktı. Sahr bunu işitince Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) yardım etmek için bir süvari birliği içinde (atına) bindi. Allah'ın Peygamberini (sallallahu aleyhi ve sellem), (Tâif'i) fethetmeden dönmüş buldu. Sahr o gün, onlar Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hükmüne boyun eğinceye kadar bu kaleden ayrılmayacağına dair Allah'a ahit ve zimmet verdi. Onlar Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hükmüne boyun eğinceye kadar onlardan ayrılmadı. Sahr ona şöyle yazdı: “Emmâ ba'd! Ey Allah'ın Resûlü! Sakîf senin hükmüne boyun eğdi. Ben onların yanına gidiyorum; onlar süvarilerin içindedir.” Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “es-salâtü câmia” (namaz için toplanın) diye çağrılmasını emretti ve Ahmes için on defa dua etti: “Allah'ım! Ahmes'e atlarında ve adamlarında bereket ver.” Topluluk ona geldi. Mugîre b. Şu'be söz alıp: “Ey Allah'ın Peygamberi! Sahr halamı aldı; oysa o, Müslümanların girdiği şeye (İslâm'a) girmişti” dedi. (Peygamber) onu çağırıp: “Ey Sahr! Bir topluluk Müslüman olunca kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Mugîre'ye halasını ver” buyurdu. O da onu ona verdi. (Sahr), Allah'ın Peygamberinden (sallallahu aleyhi ve sellem), İslâm'dan kaçıp bırakmış oldukları Benî Süleym'e ait bir su(yu) istedi ve: “Ey Allah'ın Peygamberi! Beni ve kavmimi oraya yerleştir” dedi. “Evet” buyurdu ve onu oraya yerleştirdi. (Sonra) -yani Sülemîler- Müslüman oldular; Sahr'a gelip suyu kendilerine vermesini istediler; o kabul etmedi. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: “Ey Allah'ın Peygamberi! Müslüman olduk ve suyumuzu bize vermesi için Sahr'a gittik; bize vermeyi reddetti” dediler. (Peygamber) ona gelip: “Ey Sahr! Bir topluluk Müslüman olunca mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. Topluluğa sularını ver” buyurdu. “Evet, ey Allah'ın Peygamberi” dedi. O sırada Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünün, cariyeyi ve suyu (Sahr'dan geri) almasından duyduğu hayâ sebebiyle kızararak değiştiğini gördüm.

Sünen-i Ebû Dâvûd 3067, Kitap 20, Hadis 140

Arapça metin
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ أَبُو حَفْصٍ، حَدَّثَنَا الْفِرْيَابِيُّ، حَدَّثَنَا أَبَانُ، قَالَ عُمَرُ - وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ - قَالَ حَدَّثَنِي عُثْمَانُ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، صَخْرٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غَزَا ثَقِيفًا فَلَمَّا أَنْ سَمِعَ ذَلِكَ صَخْرٌ رَكِبَ فِي خَيْلٍ يُمِدُّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَوَجَدَ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدِ انْصَرَفَ وَلَمْ يَفْتَحْ فَجَعَلَ صَخْرٌ يَوْمَئِذٍ عَهْدَ اللَّهِ وَذِمَّتَهُ أَنْ لاَ يُفَارِقَ هَذَا الْقَصْرَ حَتَّى يَنْزِلُوا عَلَى حُكْمِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمْ يُفَارِقْهُمْ حَتَّى نَزَلُوا عَلَى حُكْمِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَتَبَ إِلَيْهِ صَخْرٌ أَمَّا بَعْدُ فَإِنَّ ثَقِيفًا قَدْ نَزَلَتْ عَلَى حُكْمِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَأَنَا مُقْبِلٌ إِلَيْهِمْ وَهُمْ فِي خَيْلٍ . فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالصَّلاَةِ جَامِعَةً فَدَعَا لأَحْمَسَ عَشْرَ دَعَوَاتٍ " اللَّهُمَّ بَارِكْ لأَحْمَسَ فِي خَيْلِهَا وَرِجَالِهَا " . وَأَتَاهُ الْقَوْمُ فَتَكَلَّمَ الْمُغِيرَةُ بْنُ شُعْبَةَ فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنَّ صَخْرًا أَخَذَ عَمَّتِي وَدَخَلَتْ فِيمَا دَخَلَ فِيهِ الْمُسْلِمُونَ . فَدَعَاهُ فَقَالَ " يَا صَخْرُ إِنَّ الْقَوْمَ إِذَا أَسْلَمُوا أَحْرَزُوا دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ فَادْفَعْ إِلَى الْمُغِيرَةِ عَمَّتَهُ " . فَدَفَعَهَا إِلَيْهِ وَسَأَلَ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَاءً لِبَنِي سُلَيْمٍ قَدْ هَرَبُوا عَنِ الإِسْلاَمِ وَتَرَكُوا ذَلِكَ الْمَاءَ . فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَنْزِلْنِيهِ أَنَا وَقَوْمِي . قَالَ " نَعَمْ " . فَأَنْزَلَهُ وَأَسْلَمَ - يَعْنِي السُّلَمِيِّينَ - فَأَتَوْا صَخْرًا فَسَأَلُوهُ أَنْ يَدْفَعَ إِلَيْهِمُ الْمَاءَ فَأَبَى فَأَتَوُا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَسْلَمْنَا وَأَتَيْنَا صَخْرًا لِيَدْفَعَ إِلَيْنَا مَاءَنَا فَأَبَى عَلَيْنَا . فَأَتَاهُ فَقَالَ " يَا صَخْرُ إِنَّ الْقَوْمَ إِذَا أَسْلَمُوا أَحْرَزُوا أَمْوَالَهُمْ وَدِمَاءَهُمْ فَادْفَعْ إِلَى الْقَوْمِ مَاءَهُمْ " . قَالَ نَعَمْ يَا نَبِيَّ اللَّهِ . فَرَأَيْتُ وَجْهَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَتَغَيَّرُ عِنْدَ ذَلِكَ حُمْرَةً حَيَاءً مِنْ أَخْذِهِ الْجَارِيَةَ وَأَخْذِهِ الْمَاءَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 3067 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü