Nâfi' şöyle anlattı:
İbn Ömer ile birlikte bir iş için İbn Abbâs'a gittim. İbn Ömer işini gördü. O gün onun anlattıkları arasında şu da vardı: Sokaklardan birinde, def-i hâcetten ya da küçük abdestten çıkmışken Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) bir adam uğradı ve ona selam verdi. (Resûlullah) selamını almadı. Adam sokakta gözden kaybolmak üzereyken ellerini duvara vurdu ve onlarla yüzünü meshetti; sonra bir vuruş daha yaptı ve kollarını meshetti; sonra adamın selamını aldı ve şöyle buyurdu: “Selamını almaktan beni alıkoyan tek şey, abdestli olmamamdı.”
Ebû Dâvûd dedi ki: Ahmed b. Hanbel'i şöyle derken işittim: Muhammed b. Sâbit teyemmüm hakkında münker (reddedilen) bir hadis rivayet etti.
İbn Dâse dedi ki: Ebû Dâvûd şöyle dedi: Muhammed b. Sâbit'e bu kıssada Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) “iki vuruş” (rivayeti) hususunda mutâbaat edilmedi (başkası ona katılmadı); (diğerleri) bunu İbn Ömer'in fiili olarak rivayet ettiler.
Sünen-i Ebû Dâvûd 330, Kitap 1, Hadis 330
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْمَوْصِلِيُّ أَبُو عَلِيٍّ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ ثَابِتٍ الْعَبْدِيُّ، أَخْبَرَنَا نَافِعٌ، قَالَ انْطَلَقْتُ مَعَ ابْنِ عُمَرَ فِي حَاجَةٍ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ فَقَضَى ابْنُ عُمَرَ حَاجَتَهُ فَكَانَ مِنْ حَدِيثِهِ يَوْمَئِذٍ أَنْ قَالَ مَرَّ رَجُلٌ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سِكَّةٍ مِنَ السِّكَكِ وَقَدْ خَرَجَ مِنْ غَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ فَسَلَّمَ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَيْهِ حَتَّى إِذَا كَادَ الرَّجُلُ أَنْ يَتَوَارَى فِي السِّكَّةِ ضَرَبَ بِيَدَيْهِ عَلَى الْحَائِطِ وَمَسَحَ بِهِمَا وَجْهَهُ ثُمَّ ضَرَبَ ضَرْبَةً أُخْرَى فَمَسَحَ ذِرَاعَيْهِ ثُمَّ رَدَّ عَلَى الرَّجُلِ السَّلاَمَ وَقَالَ " إِنَّهُ لَمْ يَمْنَعْنِي أَنْ أَرُدَّ عَلَيْكَ السَّلاَمَ إِلاَّ أَنِّي لَمْ أَكُنْ عَلَى طُهْرٍ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ حَنْبَلٍ يَقُولُ رَوَى مُحَمَّدُ بْنُ ثَابِتٍ حَدِيثًا مُنْكَرًا فِي التَّيَمُّمِ . قَالَ ابْنُ دَاسَةَ قَالَ أَبُو دَاوُدَ لَمْ يُتَابَعْ مُحَمَّدُ بْنُ ثَابِتٍ فِي هَذِهِ الْقِصَّةِ عَلَى ضَرْبَتَيْنِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَرَوَوْهُ فِعْلَ ابْنِ عُمَرَ .