Câbir (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Bir yolculuğa çıktık. İçimizden bir adama bir taş isabet edip başını yardı. Sonra adam ihtilâm oldu. Arkadaşlarına sorarak “Teyemmüm etmem için bana bir ruhsat buluyor musunuz?” dedi. “Sen suya güç yetirebildiğin hâlde senin için bir ruhsat bulamıyoruz” dediler. O da yıkandı ve öldü. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına vardığımızda bu durum kendisine haber verildi. Şöyle buyurdu: “Onu öldürdüler, Allah da onları öldürsün! Bilmiyorlardıysa sormalı değiller miydi? Bilmemenin şifası ancak sormaktır. Teyemmüm etmesi ve yarasının üzerine bir bez sıkması” –yahut “sarması”; (bu hususta) Mûsâ şüphe etti– “sonra onun üzerine mesh edip bedeninin geri kalanını yıkaması ona yeterdi.”
Sünen-i Ebû Dâvûd 336, Kitap 1, Hadis 336