Ebû Reyhâne: Resûlullah dişleri törpülemek, dövme, kıl yolmak ve kaplan derisine binmek dahil on şeyi yasakladı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4049, Kitap 34, Hadis 30
Zayıf
Türkçe meal

Ebü'l-Husayn el-Heysem b. Şefî şöyle anlattı:

Ben ve Meâfir'den Ebû Âmir künyeli bir arkadaşım, İlyâ'da (Beytülmakdis'te) namaz kılmak için yola çıktık. Onların vaizi, Ezd'den Ebû Reyhâne denilen, sahâbeden bir adamdı. Ebü'l-Husayn dedi ki: Arkadaşım benden önce mescide gitti; sonra ben de arkasından gidip yanına oturdum. Bana: “Ebû Reyhâne'nin vaazına yetiştin mi?” diye sordu. “Hayır” dedim. Dedi ki: Onu şöyle derken işittim: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) on şeyi yasakladı: Dişleri törpülemeyi, dövme yapmayı, kıl yolmayı, erkeğin erkekle aralarında bir örtü olmadan (bir yorgan altında) yatmasını, kadının kadınla aralarında bir örtü olmadan yatmasını, erkeğin Acemler gibi elbisesinin altına ipek koymasını veya Acemler gibi omuzlarına ipek koymasını, yağmayı, kaplan (derisi) üzerine binmeyi ve yetki sahibi dışındakilerin yüzük takmasını.

Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadiste (râvinin) tek kaldığı şey yüzüğün zikredilmesidir.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4049, Kitap 34, Hadis 30

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ الْهَمْدَانِيُّ، أَخْبَرَنَا الْمُفَضَّلُ، - يَعْنِي ابْنَ فَضَالَةَ - عَنْ عَيَّاشِ بْنِ عَبَّاسٍ الْقِتْبَانِيِّ، عَنْ أَبِي الْحُصَيْنِ، - يَعْنِي الْهَيْثَمَ بْنَ شَفِيٍّ - قَالَ خَرَجْتُ أَنَا وَصَاحِبٌ، لِي يُكْنَى أَبَا عَامِرٍ - رَجُلٌ مِنَ الْمَعَافِرِ - لِنُصَلِّيَ بِإِيلْيَاءَ وَكَانَ قَاصَّهُمْ رَجُلٌ مِنَ الأَزْدِ يُقَالُ لَهُ أَبُو رَيْحَانَةَ مِنَ الصَّحَابَةِ قَالَ أَبُو الْحُصَيْنِ فَسَبَقَنِي صَاحِبِي إِلَى الْمَسْجِدِ ثُمَّ رَدِفْتُهُ فَجَلَسْتُ إِلَى جَنْبِهِ فَسَأَلَنِي هَلْ أَدْرَكْتَ قَصَصَ أَبِي رَيْحَانَةَ قُلْتُ لاَ . قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ عَشْرٍ عَنِ الْوَشْرِ وَالْوَشْمِ وَالنَّتْفِ وَعَنْ مُكَامَعَةِ الرَّجُلِ الرَّجُلَ بِغَيْرِ شِعَارٍ وَعَنْ مُكَامَعَةِ الْمَرْأَةِ الْمَرْأَةَ بِغَيْرِ شِعَارٍ وَأَنْ يَجْعَلَ الرَّجُلُ فِي أَسْفَلِ ثِيَابِهِ حَرِيرًا مِثْلَ الأَعَاجِمِ أَوْ يَجْعَلَ عَلَى مَنْكِبَيْهِ حَرِيرًا مِثْلَ الأَعَاجِمِ وَعَنِ النُّهْبَى وَرُكُوبِ النُّمُورِ وَلُبُوسِ الْخَاتَمِ إِلاَّ لِذِي سُلْطَانٍ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ الَّذِي تَفَرَّدَ بِهِ مِنْ هَذَا الْحَدِيثِ ذِكْرُ الْخَاتَمِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4049 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü