Ben senin için bir şey sakladım; İbn Sayyâd: O, dühtür. Sus, yıkıl! Haddini asla aşamazsın.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4329, Kitap 39, Hadis 39
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), aralarında Ömer b. el-Hattâb'ın da bulunduğu ashabından bir toplulukla birlikte İbn Sâid'in yanından geçti. O, Benî Megâle'nin hisarının yanında çocuklarla oynuyordu; kendisi de bir çocuktu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) eliyle sırtına vurana kadar (onun geldiğini) fark etmedi. Sonra (Peygamber): “Benim Allah'ın Resûlü olduğuma şahitlik eder misin?” buyurdu. İbn Sayyâd ona bakıp: “Senin ümmîlerin resûlü olduğuna şahitlik ederim” dedi. Sonra İbn Sayyâd Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sen de benim Allah'ın resûlü olduğuma şahitlik eder misin?” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Allah'a ve O'nun resûllerine iman ettim” buyurdu. Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Sana ne geliyor?” buyurdu. “Bana bir doğru sözlü ve bir yalancı geliyor” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “İş sana karıştırılmış” buyurdu. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ben senin için (içimde) bir şey sakladım” buyurdu ve onun için “Göğün apaçık bir duman getireceği gün” (Duhân 44/10) âyetini sakladı. İbn Sayyâd: “O, dühtür” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sus, yıkıl! Haddini asla aşamazsın” buyurdu. Ömer: “Ey Allah'ın Resûlü! İzin ver de boynunu vurayım” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Eğer o ise -yani Deccâl- ona asla musallat kılınmazsın; o değilse onu öldürmekte hayır yoktur.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 4329, Kitap 39, Hadis 39

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، خُشَيْشُ بْنُ أَصْرَمَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَرَّ بِابْنِ صَائِدٍ فِي نَفَرٍ مِنْ أَصْحَابِهِ فِيهِمْ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَهُوَ يَلْعَبُ مَعَ الْغِلْمَانِ عِنْدَ أُطُمِ بَنِي مَغَالَةَ وَهُوَ غُلاَمٌ فَلَمْ يَشْعُرْ حَتَّى ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ظَهْرَهُ بِيَدِهِ ثُمَّ قَالَ " أَتَشْهَدُ أَنِّي رَسُولُ اللَّهِ " . قَالَ فَنَظَرَ إِلَيْهِ ابْنُ صَيَّادٍ فَقَالَ أَشْهَدُ أَنَّكَ رَسُولُ الأُمِّيِّينَ . ثُمَّ قَالَ ابْنُ صَيَّادٍ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَتَشْهَدُ أَنِّي رَسُولُ اللَّهِ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " آمَنْتُ بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ " . ثُمَّ قَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَا يَأْتِيكَ " . قَالَ يَأْتِينِي صَادِقٌ وَكَاذِبٌ . فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " خُلِّطَ عَلَيْكَ الأَمْرُ " . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي قَدْ خَبَّأْتُ لَكَ خَبِيئَةً " . وَخَبَّأَ لَهُ { يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُبِينٍ } قَالَ ابْنُ صَيَّادٍ هُوَ الدُّخُّ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اخْسَأْ فَلَنْ تَعْدُوَ قَدْرَكَ " . فَقَالَ عُمَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ائْذَنْ لِي فَأَضْرِبَ عُنُقَهُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنْ يَكُنْ فَلَنْ تُسَلَّطَ عَلَيْهِ " . يَعْنِي الدَّجَّالَ " وَإِلاَّ يَكُنْ هُوَ فَلاَ خَيْرَ فِي قَتْلِهِ " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4329 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü