Câbir b. Abdullah (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hırsız getirildi. (Peygamber): “Onu öldürün” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O sadece hırsızlık yaptı” dediler. “(Uzvunu) kesin” buyurdu. (Câbir) dedi ki: (Uzvu) kesildi. Sonra ikinci defa getirildi. “Onu öldürün” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O sadece hırsızlık yaptı” dediler. “Kesin” buyurdu. (Câbir) dedi ki: (Uzvu) kesildi. Sonra üçüncü defa getirildi. “Onu öldürün” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O sadece hırsızlık yaptı” dediler. “Kesin” buyurdu. Sonra dördüncü defa getirildi. “Onu öldürün” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O sadece hırsızlık yaptı” dediler. “Kesin” buyurdu. Beşinci defa getirildi. “Onu öldürün” buyurdu. Câbir dedi ki: Onu götürüp öldürdük; sonra onu sürükleyip bir kuyuya attık ve üzerine taşlar attık.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4410, Kitap 40, Hadis 60
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُبَيْدِ بْنِ عَقِيلٍ الْهِلاَلِيُّ، حَدَّثَنَا جَدِّي، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ ثَابِتِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ جِيءَ بِسَارِقٍ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " اقْتُلُوهُ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا سَرَقَ . فَقَالَ " اقْطَعُوهُ " . قَالَ فَقُطِعَ ثُمَّ جِيءَ بِهِ الثَّانِيَةَ فَقَالَ " اقْتُلُوهُ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا سَرَقَ . فَقَالَ " اقْطَعُوهُ " . قَالَ فَقُطِعَ ثُمَّ جِيءَ بِهِ الثَّالِثَةَ فَقَالَ " اقْتُلُوهُ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا سَرَقَ . قَالَ " اقْطَعُوهُ " . ثُمَّ أُتِيَ بِهِ الرَّابِعَةَ فَقَالَ " اقْتُلُوهُ " . فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا سَرَقَ . قَالَ " اقْطَعُوهُ " . فَأُتِيَ بِهِ الْخَامِسَةَ فَقَالَ " اقْتُلُوهُ " . قَالَ جَابِرٌ فَانْطَلَقْنَا بِهِ فَقَتَلْنَاهُ ثُمَّ اجْتَرَرْنَاهُ فَأَلْقَيْنَاهُ فِي بِئْرٍ وَرَمَيْنَا عَلَيْهِ الْحِجَارَةَ .