Kaçan Mâiz için: Onu bıraksaydınız ya! Belki tövbe ederdi, Allah da tövbesini kabul ederdi.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4419, Kitap 40, Hadis 69
صحيح دون قوله لعله أن (الألباني)
Türkçe meal

Nuaym b. Hezzâl şöyle anlattı:

Mâiz b. Mâlik, babamın himayesinde bir yetimdi. Mahalleden (kabileden) bir cariyeyle ilişkiye girdi. Babam ona: “Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) git ve yaptığını ona haber ver; belki senin için istiğfar eder” dedi. Bununla ancak onun için bir çıkış yolu olmasını umuyordu. (Mâiz) ona gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Ben zina ettim; bana Allah'ın Kitabı'nı (hükmünü) uygula” dedi. (Resûlullah) ondan yüz çevirdi. (Mâiz) tekrar gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Ben zina ettim; bana Allah'ın Kitabı'nı uygula” dedi. Nihayet bunu dört defa söyledi. (Resûlullah) (sallallahu aleyhi ve sellem): “Sen bunu dört defa söyledin. Kiminle?” buyurdu. “Filanca kadınla” dedi. “Onunla yattın mı?” buyurdu. “Evet” dedi. “Onunla ten tene geldin mi?” buyurdu. “Evet” dedi. “Onunla cinsel ilişkiye girdin mi?” buyurdu. “Evet” dedi. (Nuaym) dedi ki: (Resûlullah) onun recmedilmesini emretti. Harre'ye çıkarıldı. Recmedilince taşların acısını duyup dayanamadı ve koşarak kaçtı. Arkadaşları (ona yetişmekten) âciz kalmışken Abdullah b. Üneys ona rastladı; ona bir devenin incik kemiğini fırlatıp attı ve onu öldürdü. Sonra Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattı. (Peygamber): “Onu bıraksaydınız ya! Belki tövbe ederdi, Allah da tövbesini kabul ederdi” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4419, Kitap 40, Hadis 69

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ الأَنْبَارِيُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ حَدَّثَنِي يَزِيدُ بْنُ نُعَيْمِ بْنِ هَزَّالٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ مَاعِزُ بْنُ مَالِكٍ يَتِيمًا فِي حِجْرِ أَبِي . فَأَصَابَ جَارِيَةً مِنَ الْحَىِّ فَقَالَ لَهُ أَبِي ائْتِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبِرْهُ بِمَا صَنَعْتَ لَعَلَّهُ يَسْتَغْفِرُ لَكَ وَإِنَّمَا يُرِيدُ بِذَلِكَ رَجَاءَ أَنْ يَكُونَ لَهُ مَخْرَجًا فَأَتَاهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي زَنَيْتُ فَأَقِمْ عَلَىَّ كِتَابَ اللَّهِ . فَأَعْرَضَ عَنْهُ فَعَادَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي زَنَيْتُ فَأَقِمْ عَلَىَّ كِتَابَ اللَّهِ . حَتَّى قَالَهَا أَرْبَعَ مِرَارٍ . قَالَ صلى الله عليه وسلم " إِنَّكَ قَدْ قُلْتَهَا أَرْبَعَ مَرَّاتٍ فَبِمَنْ " . قَالَ بِفُلاَنَةَ . قَالَ " هَلْ ضَاجَعْتَهَا " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " هَلْ بَاشَرْتَهَا " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " هَلْ جَامَعْتَهَا " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ فَأَمَرَ بِهِ أَنْ يُرْجَمَ فَأُخْرِجَ بِهِ إِلَى الْحَرَّةِ . فَلَمَّا رُجِمَ فَوَجَدَ مَسَّ الْحِجَارَةِ جَزِعَ فَخَرَجَ يَشْتَدُّ فَلَقِيَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُنَيْسٍ وَقَدْ عَجَزَ أَصْحَابُهُ فَنَزَعَ لَهُ بِوَظِيفِ بَعِيرٍ فَرَمَاهُ بِهِ فَقَتَلَهُ ثُمَّ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " هَلاَّ تَرَكْتُمُوهُ لَعَلَّهُ أَنْ يَتُوبَ فَيَتُوبَ اللَّهُ عَلَيْهِ " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4419 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü