Vâil b. Hucr (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındaydım. Boynunda kayış (nis'a) bulunan katil bir adam getirildi. (Peygamber) maktulün velîsini çağırıp: “Affeder misin?” dedi. “Hayır” dedi. “Diyet alır mısın?” dedi. “Hayır” dedi. “Öldürecek misin?” dedi. “Evet” dedi. “Onu götür” buyurdu. (Adam) dönüp gidince (Peygamber): “Affeder misin?” dedi. “Hayır” dedi. “Diyet alır mısın?” dedi. “Hayır” dedi. “Öldürecek misin?” dedi. “Evet” dedi. “Onu götür” buyurdu. Dördüncüde ise şöyle buyurdu: “Bilesin ki eğer onu affedersen, o hem kendi günahını hem de arkadaşının (maktulün) günahını yüklenir.” (Râvi) dedi ki: Bunun üzerine (velî) onu affetti. (Vâil) dedi ki: Ben onu kayışı sürükler hâlde gördüm.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4499, Kitap 41, Hadis 6
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ بْنِ مَيْسَرَةَ الْجُشَمِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَوْفٍ، حَدَّثَنَا حَمْزَةُ أَبُو عُمَرَ الْعَائِذِيُّ، حَدَّثَنِي عَلْقَمَةُ بْنُ وَائِلٍ، حَدَّثَنِي وَائِلُ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ كُنْتُ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِذْ جِيءَ بِرَجُلٍ قَاتِلٍ فِي عُنُقِهِ النِّسْعَةُ قَالَ فَدَعَا وَلِيَّ الْمَقْتُولِ فَقَالَ " أَتَعْفُو " . قَالَ لاَ . قَالَ " أَفَتَأْخُذُ الدِّيَةَ " . قَالَ لاَ . قَالَ " أَفَتَقْتُلُ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " اذْهَبْ بِهِ " . فَلَمَّا وَلَّى قَالَ " أَتَعْفُو " . قَالَ لاَ . قَالَ " أَفَتَأْخُذُ الدِّيَةَ " . قَالَ لاَ . قَالَ " أَفَتَقْتُلُ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " اذْهَبْ بِهِ " . فَلَمَّا كَانَ فِي الرَّابِعَةِ قَالَ " أَمَا إِنَّكَ إِنْ عَفَوْتَ عَنْهُ يَبُوءُ بِإِثْمِهِ وَإِثْمِ صَاحِبِهِ " . قَالَ فَعَفَا عَنْهُ . قَالَ فَأَنَا رَأَيْتُهُ يَجُرُّ النِّسْعَةَ .