Sehl b. Ebû Hasme (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Kavminden bir grup Hayber'e gittiler ve orada dağıldılar. Derken içlerinden birini öldürülmüş buldular. (Maktulü) yanlarında buldukları kimselere: “Arkadaşımızı siz öldürdünüz” dediler. Onlar: “Onu biz öldürmedik, bir katil de bilmiyoruz” dediler. Bunun üzerine Allah'ın Peygamberi'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gittik. (Peygamber) onlara: “Bunu öldüren kimse aleyhine bana delil getirin” buyurdu. “Bizim delilimiz yok” dediler. “O hâlde (Yahudiler) size yemin ederler” buyurdu. “Yahudilerin yeminlerine razı olmayız” dediler. Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) onun kanını heder etmek istemedi ve onun diyetini sadaka (zekât) develerinden yüz deve olarak ödedi.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4523, Kitap 41, Hadis 30
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الصَّبَّاحِ الزَّعْفَرَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُبَيْدٍ الطَّائِيُّ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ يَسَارٍ، زَعَمَ أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ يُقَالُ لَهُ سَهْلُ بْنُ أَبِي حَثْمَةَ أَخْبَرَهُ أَنَّ نَفَرًا مِنْ قَوْمِهِ انْطَلَقُوا إِلَى خَيْبَرَ فَتَفَرَّقُوا فِيهَا فَوَجَدُوا أَحَدَهُمْ قَتِيلاً فَقَالُوا لِلَّذِينَ وَجَدُوهُ عِنْدَهُمْ قَتَلْتُمْ صَاحِبَنَا فَقَالُوا مَا قَتَلْنَاهُ وَلاَ عَلِمْنَا قَاتِلاً . فَانْطَلَقْنَا إِلَى نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَقَالَ لَهُمْ " تَأْتُونِي بِالْبَيِّنَةِ عَلَى مَنْ قَتَلَ هَذَا " . قَالُوا مَا لَنَا بَيِّنَةٌ . قَالَ " فَيَحْلِفُونَ لَكُمْ " . قَالُوا لاَ نَرْضَى بِأَيْمَانِ الْيَهُودِ . فَكَرِهَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُبْطِلَ دَمَهُ فَوَدَاهُ مِائَةً مِنْ إِبِلِ الصَّدَقَةِ .