Resûlullah hata diyetini develerin fiyatına göre takdir ederdi; katil hiçbir şeye vâris olmaz.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4564, Kitap 41, Hadis 71
Hasen
Türkçe meal

Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden şöyle rivayet etti:

(Ebû Dâvûd dedi ki: Bunu kitabımda Şeybân'dan (gelmiş olarak) buldum, ondan işitmedim; bize onu güvenilir bir arkadaşımız olan Ebû Bekir, Şeybân'dan rivayet etti.) Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hata diyetini köy (ve kasaba) halkı için dört yüz dinar veya gümüşten dengi olarak takdir ederdi; onu develerin fiyatlarına göre takdir ederdi: (Develer) pahalandığında değerini artırır, ucuzladığında değerini düşürürdü. (Diyet), Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde dört yüz dinar ile sekiz yüz dinar arasına, yahut gümüşten dengi olan sekiz bin dirheme ulaştı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sığır sahiplerine iki yüz sığır hükmetti; diyeti koyundan olan kimseye de iki bin koyun (hükmetti).

(Râvi) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Diyet, maktulün vârisleri arasında akrabalıklarına göre mirastır; artan da asabeye aittir.”

(Râvi) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) burun kesildiğinde tam diyete hükmetti. Burnun ucu kesilirse diyetin yarısı, yani elli deve yahut altın veya gümüşten dengi ya da yüz sığır veya bin koyun (gerekir). El kesildiğinde diyetin yarısı, ayakta (da) diyetin yarısı, me'mûmede (beyin zarına ulaşan baş yarası) diyetin üçte biri, yani otuz üç deve ve (bir devenin) üçte biri yahut değeri olarak altın, gümüş, sığır veya koyun (gerekir). Câife (karna işleyen yara) de bunun gibidir. Parmaklarda her parmak için on deve, dişlerde her diş için beş deve (vardır).

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), kadının (sebep olduğu) diyetin, ondan -vârislerinden artan dışında- hiçbir şeye vâris olmayan asabesi arasında (ödeneceğine) hükmetti. Eğer (kadın) öldürülürse diyeti vârisleri arasındadır; katilini de onlar öldürürler.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Katil için (mirastan) hiçbir şey yoktur. (Maktulün) vârisi yoksa, vârisi insanların ona en yakın olanıdır. Katil hiçbir şeye vâris olmaz.”

Muhammed (b. Râşid) dedi ki: Bunların hepsini bana Süleymân b. Mûsâ, Amr b. Şuayb'dan, o babasından, o dedesinden, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayet etti.

Ebû Dâvûd dedi ki: Muhammed b. Râşid Dımaşk ahalisindendir; öldürülmekten (kaçarak) Basra'ya kaçtı.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4564, Kitap 41, Hadis 71

Arapça metin
قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَجَدْتُ فِي كِتَابِي عَنْ شَيْبَانَ، - وَلَمْ أَسْمَعْهُ مِنْهُ - فَحَدَّثْنَاهُ أَبُو بَكْرٍ، - صَاحِبٌ لَنَا ثِقَةٌ - قَالَ حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ رَاشِدٍ - عَنْ سُلَيْمَانَ، - يَعْنِي ابْنَ مُوسَى - عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُقَوِّمُ دِيَةَ الْخَطَإِ عَلَى أَهْلِ الْقُرَى أَرْبَعَمِائَةِ دِينَارٍ أَوْ عَدْلَهَا مِنَ الْوَرِقِ يُقَوِّمُهَا عَلَى أَثْمَانِ الإِبِلِ فَإِذَا غَلَتْ رَفَعَ فِي قِيمَتِهَا وَإِذَا هَاجَتْ رُخْصًا نَقَصَ مِنْ قِيمَتِهَا وَبَلَغَتْ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا بَيْنَ أَرْبَعِمِائَةِ دِينَارٍ إِلَى ثَمَانِمِائَةِ دِينَارٍ أَوْ عَدْلَهَا مِنَ الْوَرِقِ ثَمَانِيَةَ آلاَفِ دِرْهَمٍ وَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى أَهْلِ الْبَقَرِ مِائَتَىْ بَقَرَةٍ وَمَنْ كَانَ دِيَةُ عَقْلِهِ فِي الشَّاءِ فَأَلْفَىْ شَاةٍ قَالَ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ الْعَقْلَ مِيرَاثٌ بَيْنَ وَرَثَةِ الْقَتِيلِ عَلَى قَرَابَتِهِمْ فَمَا فَضَلَ فَلِلْعَصَبَةِ " . قَالَ وَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الأَنْفِ إِذَا جُدِعَ الدِّيَةَ كَامِلَةً وَإِنْ جُدِعَتْ ثَنْدُوَتُهُ فَنِصْفُ الْعَقْلِ خَمْسُونَ مِنَ الإِبِلِ أَوْ عَدْلُهَا مِنَ الذَّهَبِ أَوِ الْوَرِقِ أَوْ مِائَةُ بَقَرَةٍ أَوْ أَلْفُ شَاةٍ وَفِي الْيَدِ إِذَا قُطِعَتْ نِصْفُ الْعَقْلِ وَفِي الرِّجْلِ نِصْفُ الْعَقْلِ وَفِي الْمَأْمُومَةِ ثُلُثُ الْعَقْلِ ثَلاَثٌ وَثَلاَثُونَ مِنَ الإِبِلِ وَثُلْثٌ أَوْ قِيمَتُهَا مِنَ الذَّهَبِ أَوِ الْوَرِقِ أَوِ الْبَقَرِ أَوِ الشَّاءِ وَالْجَائِفَةُ مِثْلُ ذَلِكَ وَفِي الأَصَابِعِ فِي كُلِّ أُصْبُعٍ عَشْرٌ مِنَ الإِبِلِ وَفِي الأَسْنَانِ فِي كُلِّ سِنٍّ خَمْسٌ مِنَ الإِبِلِ وَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ عَقْلَ الْمَرْأَةِ بَيْنَ عَصَبَتِهَا مَنْ كَانُوا لاَ يَرِثُونَ مِنْهَا شَيْئًا إِلاَّ مَا فَضَلَ عَنْ وَرَثَتِهَا فَإِنْ قُتِلَتْ فَعَقْلُهَا بَيْنَ وَرَثَتِهَا وَهُمْ يَقْتُلُونَ قَاتِلَهُمْ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَيْسَ لِلْقَاتِلِ شَىْءٌ وَإِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَارِثٌ فَوَارِثُهُ أَقْرَبُ النَّاسِ إِلَيْهِ وَلاَ يَرِثُ الْقَاتِلُ شَيْئًا " . قَالَ مُحَمَّدٌ هَذَا كُلُّهُ حَدَّثَنِي بِهِ سُلَيْمَانُ بْنُ مُوسَى عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو دَاوُدَ مُحَمَّدُ بْنُ رَاشِدٍ مِنْ أَهْلِ دِمَشْقَ هَرَبَ إِلَى الْبَصْرَةِ مِنَ الْقَتْلِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4564 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü