Irzının zedelendiği bir yerde Müslümanı yardımsız bırakanı, Allah da yardımını istediği yerde yardımsız bırakır.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 4884, Kitap 43, Hadis 112
Zayıf
Türkçe meal

Câbir b. Abdullah ve Ebû Talha b. Sehl el-Ensârî (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet ettiler:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hürmetinin çiğnendiği ve ırzının zedelendiği bir yerde Müslüman bir kişiyi yardımsız bırakan hiç kimse yoktur ki, Allah da onu yardımını istediği bir yerde yardımsız bırakmasın. Irzının zedelendiği ve hürmetinin çiğnendiği bir yerde bir Müslümana yardım eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yardımını istediği bir yerde yardım etmesin.”

Yahyâ dedi ki: Bunu bana Ubeydullah b. Abdullah b. Ömer ve Ukbe b. Şeddâd da rivayet etti.

Ebû Dâvûd dedi ki: Bu Yahyâ b. Süleym, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) azatlısı Zeyd'in oğludur. İsmâîl b. Beşîr ise Benî Megâle'nin azatlısıdır. Ukbe yerine Utbe b. Şeddâd da denilmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd 4884, Kitap 43, Hadis 112

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، أَنَّهُ سَمِعَ إِسْمَاعِيلَ بْنَ بَشِيرٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، وَأَبَا، طَلْحَةَ بْنَ سَهْلٍ الأَنْصَارِيَّ يَقُولاَنِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا مِنِ امْرِئٍ يَخْذُلُ امْرَأً مُسْلِمًا فِي مَوْضِعٍ تُنْتَهَكُ فِيهِ حُرْمَتُهُ وَيُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ إِلاَّ خَذَلَهُ اللَّهُ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ فِيهِ نُصْرَتَهُ وَمَا مِنِ امْرِئٍ يَنْصُرُ مُسْلِمًا فِي مَوْضِعٍ يُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ وَيُنْتَهَكُ فِيهِ مِنْ حُرْمَتِهِ إِلاَّ نَصَرَهُ اللَّهُ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ نُصْرَتَهُ " . قَالَ يَحْيَى وَحَدَّثَنِيهِ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ وَعُقْبَةُ بْنُ شَدَّادٍ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ هَذَا هُوَ ابْنُ زَيْدٍ مَوْلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ بَشِيرٍ مَوْلَى بَنِي مَغَالَةَ وَقَدْ قِيلَ عُتْبَةُ بْنُ شَدَّادٍ مَوْضِعَ عُقْبَةَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 4884 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü