Abdullah b. Avn şöyle anlattı:
(Yüce Allah'ın) “Kim de uğradığı zulümden sonra hakkını alırsa (intisâr ederse), işte onların aleyhine bir yol yoktur” (Şûrâ 42/41) (âyetindeki) intisârı (hakkını almayı) soruyordum. Bunun üzerine bana Ali b. Zeyd b. Cüd'ân, babasının hanımı Ümmü Muhammed'den rivayet etti -İbn Avn dedi ki: Onun mü'minlerin annesinin yanına girip çıktığını ileri sürdüler-; (Ümmü Muhammed) dedi ki: Mü'minlerin annesi şöyle dedi: Yanımızda Zeyneb bt. Cahş varken Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanıma girdi ve eliyle bir şey yapmaya başladı. Ben de (ona) eliyle işaret ettim; sonunda onu Zeyneb'in varlığına uyandırdım. Bunun üzerine (elini) çekti. Zeyneb, Âişe'ye (radıyallahu anhâ) (sözle) saldırmaya başladı. (Peygamber) onu nehyetti; fakat o vazgeçmekten kaçındı. Bunun üzerine Âişe'ye: “(Sen de) ona söv” buyurdu. (Âişe) ona sövdü ve ona galip geldi. Zeyneb, Ali'ye (radıyallahu anh) gidip: “Âişe (radıyallahu anhâ) size dil uzattı ve (şöyle şöyle) yaptı” dedi. Bunun üzerine Fâtıma (Peygamber'e) geldi. (Peygamber) ona: “O, babanın sevgilisidir; Kâbe'nin Rabbine yemin olsun!” buyurdu. (Fâtıma) dönüp onlara: “Ben ona şöyle şöyle dedim, o da bana şöyle şöyle dedi” dedi. (Râvi) dedi ki: Ali (radıyallahu anh) de Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bu konuda onunla konuştu.
Sünen-i Ebû Dâvûd 4898, Kitap 43, Hadis 126