Hilâl b. Yesâf şöyle anlattı:
Sâlim b. Ubeyd ile birlikteydik. Topluluktan bir adam aksırdı ve: “es-Selâmü aleyküm” dedi. Sâlim: “Sana ve annene de (selâm olsun)” dedi. Sonra bir süre sonra: “Belki sana söylediğim şeyden (kırgınlık) duydun” dedi. (Adam): “Annemi ne hayırla ne de şerle anmamış olmanı isterdim” dedi. (Sâlim) şöyle dedi: “Ben sana ancak Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) dediği gibi söyledim. Biz Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında iken topluluktan bir adam aksırdı ve ‘es-Selâmü aleyküm’ dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Sana ve annene de’ buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: ‘Sizden biri aksırdığında Allah'a hamdetsin.’” (Râvi) dedi ki: (Peygamber) bazı hamd sözlerini zikretti (ve şöyle buyurdu): “‘Yanındaki kimse de ona Yerhamükallah (Allah sana rahmet etsin) desin; o da -yani onlara- Yağfirullâhu lenâ ve leküm (Allah bizi ve sizi bağışlasın) diye karşılık versin.’”
Sünen-i Ebû Dâvûd 5031, Kitap 43, Hadis 259