Fâtıma değirmen çevirmekten elinde iz kalınca hizmetçi istemeye gitti, utanıp döndü; Ali durumu anlattı.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 5063, Kitap 43, Hadis 291
Zayıf
Türkçe meal

Ali (radıyallahu anh), İbn A'bed'e şöyle dedi:

Sana kendimden ve Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) kızı Fâtıma'dan anlatayım mı? O, ailesi içinde ona en sevgili olandı. Benim nikâhım altındaydı. Değirmen çevirdi; öyle ki (bu) elinde iz bıraktı. Kırbayla su taşıdı; öyle ki göğsünün üst kısmında iz bıraktı. Evi süpürdü; öyle ki elbiseleri toza bulandı. Tencerenin altında ateş yaktı; öyle ki elbiseleri karardı. Bundan dolayı ona bir sıkıntı isabet etti. Derken Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) birtakım köleler getirildiğini işittik. (Fâtıma'ya): “Babana gidip ondan sana yetecek bir hizmetçi istesen” dedim. Ona gitti; yanında konuşan kimseler buldu, utandı ve geri döndü. Ertesi sabah, biz örtümüzün içindeyken yanımıza geldi ve onun başucuna oturdu. (Fâtıma) babasından utandığı için başını örtünün içine soktu. (Peygamber): “Dün Muhammed ailesine olan ihtiyacın neydi?” buyurdu. (Fâtıma) iki defa sustu. Bunun üzerine ben: “Vallahi ben sana anlatayım, ey Allah'ın Resûlü! Bu (kadın) benim yanımda değirmen çevirdi; öyle ki elinde iz bıraktı. Kırbayla su taşıdı; öyle ki göğsünün üst kısmında iz bıraktı. Evi süpürdü; öyle ki elbiseleri toza bulandı. Tencerenin altında ateş yaktı; öyle ki elbiseleri karardı. Sana köleler veya hizmetçiler geldiği haberi bize ulaştı; ben de ona: ‘Ondan bir hizmetçi iste’ dedim” dedim.

(Râvi), Hakem'in hadisinin anlamını andı ve (onu) daha tam (olarak naklet)ti.

Sünen-i Ebû Dâvûd 5063, Kitap 43, Hadis 291

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُؤَمَّلُ بْنُ هِشَامٍ الْيَشْكُرِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي الْوَرْدِ بْنِ ثُمَامَةَ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ لاِبْنِ أَعْبَدَ أَلاَ أُحَدِّثُكَ عَنِّي وَعَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَتْ أَحَبَّ أَهْلِهِ إِلَيْهِ وَكَانَتْ عِنْدِي فَجَرَّتْ بِالرَّحَى حَتَّى أَثَّرَتْ بِيَدِهَا وَاسْتَقَتْ بِالْقِرْبَةِ حَتَّى أَثَّرَتْ فِي نَحْرِهَا وَقَمَّتِ الْبَيْتَ حَتَّى اغْبَرَّتْ ثِيَابُهَا وَأَوْقَدَتِ الْقِدْرَ حَتَّى دَكِنَتْ ثِيَابُهَا وَأَصَابَهَا مِنْ ذَلِكَ ضُرٌّ فَسَمِعْنَا أَنَّ رَقِيقًا أُتِيَ بِهِمْ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ لَوْ أَتَيْتِ أَبَاكِ فَسَأَلْتِيهِ خَادِمًا يَكْفِيكِ . فَأَتَتْهُ فَوَجَدَتْ عِنْدَهُ حُدَّاثًا فَاسْتَحْيَتْ فَرَجَعَتْ فَغَدَا عَلَيْنَا وَنَحْنُ فِي لِفَاعِنَا فَجَلَسَ عِنْدَ رَأْسِهَا فَأَدْخَلَتْ رَأْسَهَا فِي اللِّفَاعِ حَيَاءً مِنْ أَبِيهَا فَقَالَ " مَا كَانَ حَاجَتُكِ أَمْسِ إِلَى آلِ مُحَمَّدٍ " . فَسَكَتَتْ مَرَّتَيْنِ فَقُلْتُ أَنَا وَاللَّهِ أُحَدِّثُكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذِهِ جَرَّتْ عِنْدِي بِالرَّحَى حَتَّى أَثَّرَتْ فِي يَدِهَا وَاسْتَقَتْ بِالْقِرْبَةِ حَتَّى أَثَّرَتْ فِي نَحْرِهَا وَكَسَحَتِ الْبَيْتَ حَتَّى اغْبَرَّتْ ثِيَابُهَا وَأَوْقَدَتِ الْقِدْرَ حَتَّى دَكِنَتْ ثِيَابُهَا وَبَلَغَنَا أَنَّهُ قَدْ أَتَاكَ رَقِيقٌ أَوْ خَدَمٌ فَقُلْتُ لَهَا سَلِيهِ خَادِمًا . فَذَكَرَ مَعْنَى حَدِيثِ الْحَكَمِ وَأَتَمَّ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 5063 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü