Allah'ım! Bedenimde bana afiyet ver; kulağımda bana afiyet ver; gözümde bana afiyet ver.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 5090, Kitap 43, Hadis 318
Senedi hasen
Türkçe meal

Abdurrahman b. Ebû Bekre şöyle anlattı:

Babasına şöyle dedi: “Babacığım! Seni her sabah: ‘Allah'ım! Bedenimde bana afiyet ver. Allah'ım! Kulağımda bana afiyet ver. Allah'ım! Gözümde bana afiyet ver. Senden başka ilah yoktur’ diye dua ederken işitiyorum. Bunları sabaha erdiğinde üç defa, akşama erdiğinde üç defa tekrarlıyorsun.” (Ebû Bekre): “Ben Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) bunlarla dua ederken işittim; ben de onun sünnetine uymayı severim” dedi. Abbâs bu rivayette (şunu da) dedi: “Ve: ‘Allah'ım! Küfürden ve fakirlikten sana sığınırım. Allah'ım! Kabir azabından sana sığınırım. Senden başka ilah yoktur’ diyorsun; bunları sabaha erdiğinde üç defa, akşama erdiğinde üç defa tekrarlayarak bunlarla dua ediyorsun.” (Ebû Bekre): “Onun sünnetine uymayı severim” (dedi). (Ebû Bekre) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sıkıntıya düşmüş kimsenin duaları şunlardır: ‘Allah'ım! Rahmetini umarım; beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsime bırakma; bütün işimi benim için düzelt. Senden başka ilah yoktur.’” Râvilerden bazısı, arkadaşından fazlasını rivayet eder.

Sünen-i Ebû Dâvûd 5090, Kitap 43, Hadis 318

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ عَبْدِ الْجَلِيلِ بْنِ عَطِيَّةَ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي بَكْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ لأَبِيهِ يَا أَبَةِ إِنِّي أَسْمَعُكَ تَدْعُو كُلَّ غَدَاةٍ اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَدَنِي اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي سَمْعِي اللَّهُمَّ عَافِنِي فِي بَصَرِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ تُعِيدُهَا ثَلاَثًا حِينَ تُصْبِحُ وَثَلاَثًا حِينَ تُمْسِي . فَقَالَ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدْعُو بِهِنَّ فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَسْتَنَّ بِسُنَّتِهِ . قَالَ عَبَّاسٌ فِيهِ وَتَقُولُ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ تُعِيدُهَا ثَلاَثًا حِينَ تُصْبِحُ وَثَلاَثًا حِينَ تُمْسِي فَتَدْعُو بِهِنَّ فَأُحِبُّ أَنْ أَسْتَنَّ بِسُنَّتِهِ قَالَ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " دَعَوَاتُ الْمَكْرُوبِ اللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو فَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ " . وَبَعْضُهُمْ يَزِيدُ عَلَى صَاحِبِهِ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 5090 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü