Kim bile bile babasından başkasına nispet iddia ederse, cennet ona haramdır.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 5113, Kitap 43, Hadis 341
Sahih
Türkçe meal

Sa'd b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Kulaklarım işitti, kalbim de Muhammed'den (aleyhisselâm) belledi; şöyle buyurdu: “Kim, babası olmadığını bile bile babasından başkasına nispet iddia ederse, cennet ona haramdır.” (Ebû Osman) dedi ki: Sonra Ebû Bekre'ye rastladım ve bunu ona anlattım. O da: “Kulaklarım işitti, kalbim de Muhammed'den (sallallahu aleyhi ve sellem) belledi” dedi. Âsım dedi ki: “Ey Ebû Osman! Sana iki adam şahitlik etti; ne (büyük) iki adam!” dedim. Şöyle dedi: “Onlardan biri, Allah yolunda -veya İslâm'da- ilk ok atan kimsedir” -yani Sa'd b. Mâlik'i (kastediyordu)- “Diğeri de Tâif'ten yirmi küsur adamla yaya olarak gelendir.” Ve (onun) bir faziletini zikretti.

Ebû Ali dedi ki: Ebû Dâvûd'u şöyle derken işittim: Nüfeylî bu hadisi rivayet ettiğinde: “Vallahi bu bana baldan daha tatlıdır” dedi; yani (senetteki) “bize rivayet etti” ve “bana rivayet etti” sözlerini (kastediyordu).

Ebû Ali dedi ki: Ebû Dâvûd'u şöyle derken işittim: Ahmed'i şöyle derken işittim: “Kûfelilerin hadisinin nuru yoktur.” (Ahmed) dedi ki: “Basralılar gibisini de görmedim; onlar onu (hadisi) Şu'be'den öğrenmişlerdi.”

Sünen-i Ebû Dâvûd 5113, Kitap 43, Hadis 341

Arapça metin
حَدَّثَنَا النُّفَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو عُثْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعْدُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ، وَوَعَاهُ، قَلْبِي مِنْ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ السَّلاَمُ أَنَّهُ قَالَ " مَنِ ادَّعَى إِلَى غَيْرِ أَبِيهِ وَهُوَ يَعْلَمُ أَنَّهُ غَيْرُ أَبِيهِ فَالْجَنَّةُ عَلَيْهِ حَرَامٌ " . قَالَ فَلَقِيتُ أَبَا بَكْرَةَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ وَوَعَاهُ قَلْبِي مِنْ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم . قَالَ عَاصِمٌ فَقُلْتُ يَا أَبَا عُثْمَانَ لَقَدْ شَهِدَ عِنْدَكَ رَجُلاَنِ أَيُّمَا رَجُلَيْنِ . فَقَالَ أَمَّا أَحَدُهُمَا فَأَوَّلُ مَنْ رَمَى بِسَهْمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ فِي الإِسْلاَمِ يَعْنِي سَعْدَ بْنَ مَالِكٍ وَالآخَرُ قَدِمَ مِنَ الطَّائِفِ فِي بِضْعَةٍ وَعِشْرِينَ رَجُلاً عَلَى أَقْدَامِهِمْ فَذَكَرَ فَضْلاً . قَالَ أَبُو عَلِيٍّ سَمِعْتُ أَبَا دَاوُدَ قَالَ قَالَ النُّفَيْلِيُّ حَيْثُ حَدَّثَ بِهَذَا الْحَدِيثِ وَاللَّهِ إِنَّهُ عِنْدِي أَحْلَى مِنَ الْعَسَلِ يَعْنِي قَوْلَهُ حَدَّثَنَا وَحَدَّثَنِي قَالَ أَبُو عَلِيٍّ وَسَمِعْتُ أَبَا دَاوُدَ يَقُولُ سَمِعْتُ أَحْمَدَ يَقُولُ لَيْسَ لِحَدِيثِ أَهْلِ الْكُوفَةِ نُورٌ - قَالَ - وَمَا رَأَيْتُ مِثْلَ أَهْلِ الْبَصْرَةِ كَانُوا تَعَلَّمُوهُ مِنْ شُعْبَةَ .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 5113 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü