Medine'de cinlerden bir topluluk müslüman oldu; onlardan birini görürseniz onu üç defa uyarın.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 5257, Kitap 43, Hadis 485
Hasen Sahih
Türkçe meal

Ebü's-Sâib şöyle anlattı:

Ebû Saîd el-Hudrî'ye gittim. Ben onun yanında otururken sedirinin altında bir şeyin kıpırdadığını işittim. Baktım, bir de ne göreyim, bir yılan! Hemen ayağa kalktım. Ebû Saîd: “Neyin var?” dedi. “Burada bir yılan var” dedim. “Ne yapmak istiyorsun?” dedi. “Onu öldüreceğim” dedim. Bunun üzerine evinin içinde, kendi odasının karşısındaki bir odayı işaret ederek şöyle dedi: “Amcamın bir oğlu bu odada (kalırdı). Ahzâb günü olunca ailesinin yanına gitmek için izin istedi; yeni evlenmişti. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona izin verdi ve silâhıyla gitmesini emretti. Evine geldi ve karısını odanın kapısında ayakta dururken buldu. Mızrakla ona işaret etti (saldırmaya yeltendi). Kadın: ‘Acele etme; beni neyin dışarı çıkardığına bir bak’ dedi. Odaya girdi; bir de ne görsün, korkunç bir yılan! Onu mızrakla sapladı, sonra mızrağın ucunda çırpınırken onu dışarı çıkardı. -(Ebû Saîd) dedi ki: Hangisinin daha önce öldüğünü bilmiyorum; adamın mı, yılanın mı?- Bunun üzerine kavmi Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: ‘Allah'a dua et de arkadaşımızı (bize) geri döndürsün’ dediler. O da: ‘Arkadaşınız için istiğfar edin’ buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: ‘Medine'de cinlerden bir topluluk müslüman oldu. Onlardan birini gördüğünüzde onu üç defa uyarın; sonra bundan sonra onu öldürmek size uygun görünürse onu üç (uyarı)dan sonra öldürün.’”

Sünen-i Ebû Dâvûd 5257, Kitap 43, Hadis 485

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ مَوْهَبٍ الرَّمْلِيُّ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ صَيْفِيٍّ أَبِي سَعِيدٍ، مَوْلَى الأَنْصَارِ عَنْ أَبِي السَّائِبِ، قَالَ أَتَيْتُ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ فَبَيْنَا أَنَا جَالِسٌ، عِنْدَهُ سَمِعْتُ تَحْتَ، سَرِيرِهِ تَحْرِيكَ شَىْءٍ فَنَظَرْتُ فَإِذَا حَيَّةٌ فَقُمْتُ فَقَالَ أَبُو سَعِيدٍ مَا لَكَ فَقُلْتُ حَيَّةٌ هَا هُنَا . قَالَ فَتُرِيدُ مَاذَا قُلْتُ أَقْتُلُهَا . فَأَشَارَ إِلَى بَيْتٍ فِي دَارِهِ تِلْقَاءَ بَيْتِهِ فَقَالَ إِنَّ ابْنَ عَمٍّ لِي كَانَ فِي هَذَا الْبَيْتِ فَلَمَّا كَانَ يَوْمُ الأَحْزَابِ اسْتَأْذَنَ إِلَى أَهْلِهِ وَكَانَ حَدِيثَ عَهْدٍ بِعُرْسٍ فَأَذِنَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَمَرَهُ أَنْ يَذْهَبَ بِسِلاَحِهِ فَأَتَى دَارَهُ فَوَجَدَ امْرَأَتَهُ قَائِمَةً عَلَى بَابِ الْبَيْتِ فَأَشَارَ إِلَيْهَا بِالرُّمْحِ فَقَالَتْ لاَ تَعْجَلْ حَتَّى تَنْظُرَ مَا أَخْرَجَنِي . فَدَخَلَ الْبَيْتَ فَإِذَا حَيَّةٌ مُنْكَرَةٌ فَطَعَنَهَا بِالرُّمْحِ ثُمَّ خَرَجَ بِهَا فِي الرُّمْحِ تَرْتَكِضُ قَالَ فَلاَ أَدْرِي أَيُّهُمَا كَانَ أَسْرَعَ مَوْتًا الرَّجُلُ أَوِ الْحَيَّةُ فَأَتَى قَوْمُهُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَرُدَّ صَاحِبَنَا . فَقَالَ " اسْتَغْفِرُوا لِصَاحِبِكُمْ " . ثُمَّ قَالَ " إِنَّ نَفَرًا مِنَ الْجِنِّ أَسْلَمُوا بِالْمَدِينَةِ فَإِذَا رَأَيْتُمْ أَحَدًا مِنْهُمْ فَحَذِّرُوهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ إِنْ بَدَا لَكُمْ بَعْدُ أَنْ تَقْتُلُوهُ فَاقْتُلُوهُ بَعْدَ الثَّلاَثِ " .

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 5257 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü