Ebû Humeyd es-Sâidî: Selamın bulunduğu rekâtta sol ayağını geriye çıkarır ve sol yanı üzerine teverrük ederek otururdu.

Kaynak
Sünen-i Ebû Dâvûd 963, Kitap 2, Hadis 574
Sahih
Türkçe meal

Muhammed b. Amr b. Atâ şöyle anlattı:

Ebû Humeyd es-Sâidî'yi, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından on kişi arasında (konuşurken) işittim -Ahmed'in rivayetinde: Ebû Humeyd es-Sâidî'yi, aralarında Ebû Katâde'nin de bulunduğu Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından on kişi arasında işittim-. Ebû Humeyd: “Ben Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) namazını en iyi bileninizim” dedi. “(Öyleyse) anlat” dediler. (Râvi) hadisi zikretti ve şöyle dedi: Secde ettiğinde ayak parmaklarını (kıbleye doğru) açardı. Sonra “Allâhu ekber” der, (başını) kaldırır ve sol ayağını büküp onun üzerine otururdu. Sonra diğer (rekât)ta da aynısını yapardı. (Râvi) hadisi zikretti ve şöyle dedi: Nihayet içinde selamın bulunduğu secde(li rekât) olunca sol ayağını geriye çıkarır ve sol yanı üzerine teverrük ederek (kalçası üzerine) otururdu. Ahmed şunu ekledi: (Ashab) “Doğru söyledin; o böyle namaz kılardı” dediler. İkisi (Ahmed ve Müsedded) hadislerinde, iki rekâttan sonra nasıl oturduğunu zikretmediler.

Sünen-i Ebû Dâvûd 963, Kitap 2, Hadis 574

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ سَمِعْتُهُ فِي، عَشْرَةٍ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - وَقَالَ أَحْمَدُ قَالَ أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَطَاءٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حُمَيْدٍ السَّاعِدِيَّ فِي عَشْرَةٍ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ أَبُو قَتَادَةَ - قَالَ أَبُو حُمَيْدٍ أَنَا أَعْلَمُكُمْ بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالُوا فَاعْرِضْ . فَذَكَرَ الْحَدِيثَ . قَالَ وَيَفْتَحُ أَصَابِعَ رِجْلَيْهِ إِذَا سَجَدَ ثُمَّ يَقُولُ اللَّهُ أَكْبَرُ وَيَرْفَعُ وَيَثْنِي رِجْلَهُ الْيُسْرَى فَيَقْعُدُ عَلَيْهَا ثُمَّ يَصْنَعُ فِي الأُخْرَى مِثْلَ ذَلِكَ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ . قَالَ حَتَّى إِذَا كَانَتِ السَّجْدَةُ الَّتِي فِيهَا التَّسْلِيمُ أَخَّرَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَقَعَدَ مُتَوَرِّكًا عَلَى شِقِّهِ الأَيْسَرِ . زَادَ أَحْمَدُ قَالُوا صَدَقْتَ هَكَذَا كَانَ يُصَلِّي وَلَمْ يَذْكُرَا فِي حَدِيثِهِمَا الْجُلُوسَ فِي الثِّنْتَيْنِ كَيْفَ جَلَسَ

Hata bildir

Sünen-i Ebû Dâvûd 963 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü