Hasan b. Ali (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:
Dedem Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana vitrin kunutunda söyleyeceğim şu kelimeleri öğretti: “Allâhümme âfinî fîmen âfeyte ve tevellenî fîmen tevelleyte vehdinî fîmen hedeyte ve kınî şerra mâ kadayte ve bârik lî fîmâ a'tayte, inneke takdî ve lâ yukdâ aleyke, innehû lâ yezillü men vâleyte, sübhâneke rabbenâ tebârakte ve teâleyte (Allah'ım! Âfiyet verdiklerinle birlikte bana da âfiyet ver; dost edindiklerinle birlikte beni de dost edin; hidayet ettiklerinle birlikte beni de hidayete erdir; hükmettiğin şeyin şerrinden beni koru; bana verdiklerini hakkımda bereketli kıl. Şüphesiz sen hükmedersin, senin aleyhine hüküm verilemez. Senin dost edindiğin kimse zelil olmaz. Rabbimiz! Seni tesbih ederiz; sen yücesin ve her şeyin üstündesin).”
Sünen-i İbn Mâce 1178, Kitap 5, Hadis 376